KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6635 E., 2012/13477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2010 tarih ve 2009-361-2010/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin Tatlıkuyu mah. .....e/Kocaeli adresinde bulunan taşınmazı kredi ile satın almak amacıyla 2007-Ocak ayında Bank Asya Gebze şubesine müracaat ettiğini, bankanın müracaatı kabul ederek kredinin 300.000 euro olmak üzere 36 ay vadeli eşit taksit ödemeli olarak onaylandığını ve bankaca taşınmazın eksper incelemesi sonucu 297.069 euro 745.000 TL değerinde olduğu,
bankalarca mutat işlem olduğu üzere taşınmazın sigortasının bankanın acentesi olan Işık Sigorta A.Ş.' ne yaptırılacağı ve ipotek tesis ettirileceği bildirilerek kredi sözleşmesinin imzalandığını, 05.11.2008 tarihinde işyerinde yangın çıktığını, yapılan tespitlere göre yangının çıkma sebebi olarak elektrik kontağı olarak belirlendiğini, sigorta şirketi tarafından görevlendirilen zarar tespit komisyonunca binada yaklaşık 400.000 TL maddi zarar olduğu belirlenmesine rağmen eksik sigorta nedeni ile 136.551.00 TL kısmi ödeme yapılacağının bildirildiğini,
sigorta ettirilen binanın kredi ile alınmış olması ve sigorta poliçesini mürtehin sıfatı ile bankanın yaptırmış olması, poliçeyi müvekkile teslim etmeden resen tanzim edip müvekkilin beyanlarına başvurmaksızın binanın gerçek değerine, verdiği krediye,
ekspertiz raporuna bakmaksızın sigorta değerini düşük gösteren bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere mahkemece belirlenecek maddi tazminatın ve davalı tarafından makul sürenin üzerinde yapılan kısmı ödemenin tarihleri nazara alınarak davalının isteği ile yapılan tespit tarihi olan 27.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi uygulanmak sureti ile karşılanmayan hasar bedeli 8.000 TL maddi tazminat ile 100 TL de faiz olmak üzere toplam 8.100 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu 26.02.2008 tarihli sigorta poliçesinin davacı tarafa teslim edildiğini, davacının 26.02.2007 tarihinden itibaren sigorta taksitlerini ödediğini, davacı ile müvekkil banka arasında yapılan Genel Kredi Sözleşmesinin 19. maddesinin 19.3 nolu bendinde;
" Banka malı istediği sigorta şirketine, uygun gördüğü risklere ve olağanüstü hallere karşı, dilediği bedel, şart ve klozlarla sigorta ettirir, sürelerin bitmesi halinde uygun gördüğü şartlarda yenilettirir...Müşteri sigorta tazminatını yeterli görmüyorsa veya ek klozlar istiyorsa, poliçenin fotokopisinin banka tarafından kendisine gönderilmesini takip eden 5 iş günü içinde isteklerini bankaya yazılı olarak, daha sonra iadeli taahhütlü mektupla teyit edilmek şartıyla faksla veya teleksle bildirilmelidir.
Aksi halde daha sonra hiçbir talepte bulunamaz." hükmünün yer aldığını, davacı tarafça poliçe klozlarında bir değişiklik talep edilmediğini, davacı tarafın tacir olup poliçeyi inceleyip ilave rizikolara karşı bedelini ödeyerek sigortalatma hakkı olduğunu, müvekkil bankanın ipotekli taşınmazı sigorta ettirme yükümlülüğünün olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, asıl dava hakkının rehinli alacaklısında olduğunu, rehinli alacaklının muvafakatı alındıktan sonra davaya devam edilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da sigorta bedelinin sigorta değerinden az bulunduğu ve olayda eksik sigorta olduğunu, poliçe düzenlenirken beyan edilen 203 bin TL olan ancak, eksperlerin belirttiği gibi binanın hasar anındaki gerçek değerinin minimum 300 bin euro civarında olduğunu, bina değerinin düşük yazılmasında diğer davalı bankanın kusurunun bulunmadığını zira aynı binanın bir önceki yılda sigortalı olup poliçesinde bir önceki yıl bina değerinin 185.697.00 TL olarak belirlendiğini,
davacının ilk tanzim edilen bu poliçeye ve akabinde tanzim edilen poliçeye hasar tarihine kadar ses çıkarmadığını, davacının basiretli bir tacirden bekleneni yapmadığını, poliçede " Sigorta bedelleri sigortalının beyanına istinaden verilmiş olup herhangi bir hasar anında eksik veya aşkın sigorta hükümleri uygulanacaktır" ." İş bu poliçede yer alan teminatlar sigortalının beyan ve talebine göre verilmiş olup,
poliçe tanzim tarhinden başlamak üzere 15 gün içerisinde Sigorta şirketine itiraz edilmemesi durumunda teminatlar sigortalı tarafından kabul edilmiş sayılır." ibarelerinin yer aldığını savunarak sigorta teminatı dışında kalan taleplerin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sigortanın davacının sigortalı çalışanına tebliğ edilmiş olduğuna ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu belgesi de gözetilip davaya konu sigorta poliçesinin davacı tarafça bilgisi dahilinde düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6635, K. 2012/13477, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama