KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6671 E., 2012/13626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2001/157-2010/578 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait ham petrol ve Condansadenin üretim sahasından Marmara Ereğlisi dolum tesisine taşınması işinin davalı şirket tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirketin üretim müdürlüğü tarafından davalı ...'a ait tankerle yapılan taşımalarda, akaryakıt teslim ve tesellüm fişlerinde oynama yapmak suretiyle hırsızlık yapıldığının ve emtianın eksik teslim edildiğinin tespit edildiğini, diğer davalıların ise taşımayı gerçekleştiren şoförler olduklarını, zararın bir kısmının davalı şirketin hakedişinden mahsup edildiğini ileri sürerek, 4.006,66 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, öncelikle iddia olunan hırsızlık olayına ilişkin ceza soruşturmasının sonucunun beklenilmesinin gerektiğini, teslim ve tesellüm fişlerinde müvekkilleri tarafından herhangi bir tahrifat yapılmadığını, ayrıca eksik taşıma iddiasının da şüpheli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça zarara uğradığının ve zarara uğranılmışsa buna davalıların sebebiyet verdiğinin usulünce kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı taraf, davalıların taşıyıcısı oldukları petrol emtiasının eksik teslim edildiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece ise ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, davacının zararını ve bu zarara davalıların sebebiyet verdiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki uyuşmazlık yurt içi taşıma ilişkisinden kaynaklanmış olup 6762 sayılı TTK'nun 781. vd. maddelerinde, yurt içi taşıma ilişkisinden dolayı taşıyıcının ve gönderilenin hak ve sorumlulukları düzenlenmiş, bu kapsamda ispat yüküne ilişkin hükümlere de yer verilmiştir.
O halde mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma ilişkisi olduğu kabul edilerek yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6671, K. 2012/13626, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama