KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7869 E., 2012/16445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
1.175 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2011 tarih ve 2008/332-2011/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili birliğin üyesi olan Türk Tarih Kurumunun “Yurt Dışındaki Tarihi Türk Eserlerinin Tespiti Projesi” kapsamındaki haklarını takip için müvekkilini yetkilendirdiğini, proje kapsamında görevlendirilen bilimsel ekibin Balkan ülkelerinde 2000-2005 yılları arasında envanter çalışması yaptığını, bilimsel ekipte yer alan davalının da sözleşme uyarınca proje imkanları dahilinde yapılan çalışmalar sırasında çekilen fotoğrafları her ne ad altında olursa olsun başka kurum veya kuruluşa satamayacağını, oysa davalının sözleşmeye aykırı davaranak bazı fotoğraf ve slaytları Kültür Bakanlığına sattığını,
bu durumun müvekkilinin mali haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek. FSEK 66. ve 68. maddeleri uyarınca 3 katı tazminata karşılık şimdilik 3.000,00 TL'nın davalıdan tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ile görev ve husumet itirazlarında bulunmuş.
Kültür Bakanlığına satılan fotoğrafların Türk Tarih Kurumuna ait fotoğraflar olmadığını, müvekkilinin TTK'nun işçisi, memuru ya da kadrolu fotoğrafçısı olmadığını, FSEK 18. maddenin uygulanamayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin eser çıkartma sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin yükümünün Balkan ülkelerindeki taşınmaz Türk eserlerini seçme ve derleme eser olarak bir araya getirmek olduğunu, çalışmalarını bir plan dahilinde yürüttüğünü, raporunu ve anlatılanları görsel olarak tanımlamaya gerekli ve yeterli sayıda fotoğraf ve slaytı kuruma teslim ettiğini, Kurumun da Kosava’da Osmanlı Mimari Eserleri isimli eseri yayınladığını,
sözleşme uyarınca müvekkilinin yurt dışında çekeceği bütün fotoğrafları Kuruma vermeyi taahhüt etmediğini, sözleşmeden doğan yükümünü yerine getirdiğini, müvekkilinin Kültür Bakanlığına verdiği fotoğraf ve slaytların arşivlik malzeme olarak verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin eser hazırlama sözleşmesi olduğu, davalının proje kapsamındaki çalışmaları sırasında çekmiş olduğu görsellerinden yeterli ve gerekli miktardakini TTK’ya verdikten sonra,
kendisi için çekmiş olduğu farklı görselleri Kültür Bakanlığına arşivlik malzeme olarak vermesinde sadakat ve özen borcuna aykırılıktan sözedilemeyeceği, istisna sözleşmelerinde, sözleşme hükümlerine uymak kaydıyla müteahhidin sözleşme süresince başkaları için başka eserler üretemeyeceğinin söylenemeyeceği, aynı müteahhidin aynı zaman dilimi içerisinde farklı istisna sözleşmeleri uyarınca farklı kişilere farklı eserler oluşturma yükümü altına girebileceği, herhangi bir hak ihlalinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davalı ile davacı meslek birliğinin üyesi olan Türk Tarih Kurumu (TTK) arasında bir hizmet ilişkisi bulunmadığından 5846 Sayılı FSEK'in 18/2. maddesinin uygulanma yeri olmadığına dair mahkeme görüşü isabetlidir.
Ancak, mahkemece davalı ile TTK arasındaki ilişki dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri kapsamında istisna akti olarak nitelendirilerek, davalının Bulgaristan, Kosova ve Makedonya'da çektiği dava konusu fotoğraf eserlerini TTK'nun malzemesiyle elde ettiğinin kanıtlanamadığı, ayrıca yüklenici olan davalının aynı zaman dilimi içinde farklı kişiler için de istisna akdi kapsamında eser oluşturma yükümlülüğü altına girebileceği, TTK'na teslim edilen fotoğraflar ile dava dışı Bakanlığa arşiv malzemesi olarak bedeli karşılığı verilen fotoğrafların farklı olduğu,
bu durumun davalının iş sahibine karşı özen ve sadakat borcuna aykırılık olarak da nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Oysa, dosyada mevcut TTK ile davalı arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre TTK'nun yürüttüğü “Balkan Ülkelerindeki Türk Eserleri Envanteri” isimli projede davalı ekip başkanı olarak yer almıştır. Davalı da dahil olmak üzere bu projede görev alan kişilerin yurt dışı masrafları da TTK tarafından karşılanmış olup bu projenin bir bölümünü oluşturan ve aralarında davalının da eser sahiplerinden olduğu “Kosova'da İslami Mimari Eserleri” adlı iki ciltlik kitap da TTK tarafından basılarak çoğaltılmıştır.
TTK'nun planlayıcısı olduğu bu proje nedeniyle davalının yurt dışında iken çektiği dava konusu Kosova (269 adet), Bulgaristan (332 adet), Makedonya (500 adet) fotoğraf slaytlarının TTK'na teslim edilen fotoğraflar içerisinde olmadığı ve 5846 Sayılı FSEK'in 2/3. ve 4/5. maddelerine göre eser niteliğindeki sözkonusu fotoğraf slaytlarının davalının müracaatı ile dava dışı Kültür Bakanlığı'na arşiv malzemesi olarak bedeli karşılığı satılarak teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nun 385. maddesi uyarınca; “Bir veya müteaddit müellif, naşirin tayin eylediği plan dairesinde bir eser telif eylemeği taahhüt ederlerse, ancak mukavele edilen bedele müstahak olurlar. Bu takdirde telif hakkı naşire ait olur.”
Davalı ile TTK arasındaki sözleşme içeriğinden de anlaşılacağı üzere; yayıncı (naşir) kurum olan TTK tarafından planlanan ve yürütülen proje kapsamında oluşturulan bilimsel araştırma ekibinde ekip başı olan davalı ve diğer müelliflerce “Balkan Ülkelerindeki Türk Eserlerinin Envanteri” konulu çalışmalar yapılarak birden fazla ilim ve edebiyat eserinin meydana getirilmesi işi üstlenilmiştir.
TTK'nun çalışanı olmayan davalı ile TTK arasındaki söz konusu projeye ilişkin sözleşme 818 Sayılı BK'nun 385. maddesi kapsamındaki neşir sözleşmesi olup, davalı tarafından yurt dışındaki tarihi eserlerin ve çalışmaların fotoğraflanması da bu proje kapsamında gerçekleştirilmiştir.
Bu nedenle; davalı ile TTK arasındaki akdin sadece BK'nun 355 vd. maddelerine dayalı istisna akdinden ibaret olacağına dair mahkeme görüşü ve bu görüşten hareketle oluşturulan ret gerekçesi yerinde değildir.
Zira, 818 Sayılı BK'nun 385. maddesi, eserin naşirin tayin eylediği plan dairesinde oluşturulması kaydıyla, henüz meydana getirilmemiş bir eserle ilgili mali hakların akıbetini düzenleyen özel ve istisnai bir hüküm içermektedir. Böylece, neşir sözleşmesi hem eserin meydana getirilmesini, hem de eserle ilgili mali hakların işverene (naşire) ait olacağı taahhüdünü içermektedir. 818 Sayılı BK'nun 355 vd. maddelerinde düzenlenen istisna akdinden farklı olarak, aynı kanunun 385. maddesinde düzenlenen neşir sözleşmesinde; bir veya birden fazla müellif, naşirin tayin eylediği plan dairesinde bir eser telif eylemeyi borçlanmaktadırlar.
Bu proje kapsamında meydana getirilen ilim ve edebiyat eseri üzerinde ve yine aynı projede kullanılmak üzere bu proje ve çalışmaların fotoğraflanması sonucu elde edilen fotoğraf eserleri üzerindeki eser sahipliği davalıya ait olmakla birlikte, söz konusu eserler üzerindeki mali hakları kullanma yetkisi BK'nun 385. maddesi uyarınca naşir olan TTK'na ait olacağından, TTK kanun gereği kullanma yetkisini edindiği mali haklarla ilgili her türlü tasarruf işlemini gerçekleştirebilecektir.
Öte yandan, 5846 Sayılı FSEK'in 10/4. fıkrasından farklı olarak, BK 385. maddesine göre meydana getirilen eserin birlikte mülkiyet ya da paylı mülkiyet sahipliğine tabi olmasının bir önemi olmayacağından, bir ilim ve edebiyat eseri yaratılmasına dair bilimsel çalışma ve araştırma kapsamında çekilen ve aynı zamanda bağımsız bir eser olma vasfı da bulunan dava konusu fotoğraflar için BK'nun 385. maddesinin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Davalı her ne kadar, dava konusu fotoğraflarla ilgili herhangi bir taahhüdü olmadığını savunmuş ise de bilirkişi raporundaki açıklama itibariyle anılan fotoğrafların TTK'nun yürüttüğü proje faaliyetleri kapsamında yurtdışında belirlenen ülke ve şehirlerde çalışma yapıldığı zamanlarda ve ardışık olarak çekildikleri belirlenmiştir. Söz konusu fotoğrafların adı geçen TTK projesi dışında ve bir başka iş kapsamında çekildiği de kanıtlanamamıştır. Davalı, uyuşmazlık konusu fotoğrafların slaytlarının bedeli karşılığı arşiv malzemesi olarak satımını sonraki bir tarihte dava dışı Kültür Bakanlığı'na bizzat teklif etmiştir. Bu durumda, ortada Türk Tarih Kurumu ile yapılan sözleşme dışında, ayrı bir istisna akdinin varlığından ve sözleşmeden bağımsız bir eser yaratılması faaliyetinden söz edilemez.
Bu bakımdan, davalının bedeli karşılığında dava dışı Bakanlığa teslim ettiği dava konusu fotoğraf eserleri üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin BK'nun 385. maddesi hükmü dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği halde, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmediğinden kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7869, K. 2012/16445, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama