KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8047 E., 2012/14952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2010 tarih ve 2009/46-2010/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalının kurumsal paket sigorta poliçesiyle davacı şirketin emniyeti suistimal suçuna maruz kalması halinde oluşabilecek zararlarını sigortaladığını, davacı şirket çalışanının davacıya karşı emniyeti suistimal suçu işlediğinin ve şirketi 19.461,82 TL zarara uğrattığının Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararıyla hükmen tespit olunduğunu, bu zararın 3.000 TL'sının eylemi gerçekleştiren çalışandan tahsil edildiğini, bakiye 16.461,82 TL'nın poliçe kapsamında karşılanması istenmiş ise de davalının ödemede bulunmadığını ileri sürerek, şimdilik 16.461,82 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hasarın süresinde ihbar olunmadığını savunmuştur.
Mahkemece,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacının 04.05.2005 tarihinde çalışanı hakkında emniyeti suistimal suçundan şikayette bulunduğu, en geç bu tarih itibariyle suç teşkil eden fiili öğrendiği, hasarın davacıya ihbar külfetinin son günün 10.05.2005 tarihi olup, davanın açıldığı 22.01.2009 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu,davalı hakkında ceza zamanaşımı süresinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8047, K. 2012/14952, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama