İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/8158 K.2012/18774

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2005/600-2010/746 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2011/8158Karar2012/18774Tarih21 Kasım 2012Okuma6 dk · 1.190 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/8158 E., 2012/18774 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2012
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.190 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2005/600-2010/746 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının 09.03.2000 tarihinde yaptığı terminal ve feribotlara ait güvenlik hizmetine katılarak kişi başı 375 TL fiyat teklif ettiğini, 20.03.2000 tarihinde müvekkiline gönderilen yazıda teklifin olumlu bulunduğunun ve sözleşmenin 4 yıl süre ile uygulanacağının vurgulanarak işin müvekkili şirkete verilebilmesi için teklif edilen ücretin gözden geçirilmesinin istenildiğini, müvekkilinin davalı kurumun bu bildirimini dikkate alarak ve sözleşmenin 4 yıl süre ile uygulanacağına güvenerek teklifini kişi başı 234 TL'ye indirdiğini,

15.04.2000 tarihinde bu fiyat üzerinden ihale dokümanıyla birlikte verilen sözleşmenin imzalanarak hizmete başlandığını, sözleşmede işin süresinin bir yıl olarak belirlendiğini, ancak haklı veya mücbir sebeple fesih hakları saklı kalmak kaydıyla karşılıklı fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde sözleşmenin otomatikman uzayacağının öngörüldüğünü, söz konusu sözleşmede hükumetin asgari ücrete yapacağı artışın güvenlik personeline ödenecek hizmet bedeline de aynı oranda ilave edileceğinin, SSK prim oranlarının artması halinde ortaya çıkan artışın İDO tarafından karşılanacağının,

yapılacak fazla mesailer ile hafta sonu ve resmi tatil günleri için ücretin %100 oranında zamlı ödeneceğinin ve son olarak sözleşmenin uzaması durumunda hizmet bedelinin DİE'nin belirlemiş enflasyon oranına göre artırılacağının hüküm altına alındığını, hizmet sözleşmesinin ikinci ve üçüncü hizmet yıllarında devam ettirilmesine rağmen davalının yukarıda açıklanan sözleşme hükümleri uyarınca yapması gereken ödemeleri yapmadığını, enflasyon oranının her yıl için %35 olarak kabul edilip buna göre ödemede bulunulduğunu,

sözleşmenin üçüncü hizmet yılında feshedilmesi nedeniyle ücreti dört yıllık süreyi gözeterek belirleyen müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, toplam 669.310 TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.192.355,28 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin süresinin bir yıl olduğunu, sözleşmenin dört yıl geçerli olacağına dair davacıya verilmiş bir taahhüdün bulunmadığını, davacının herhangi bir hak ve alacağının kalmamış olması nedeniyle kesin teminatının iade edildiğini, söz konusu sözleşmede çalışan işçilerin tüm haklarının davacı tarafından ödeneceğinin ve belirlenen bedel haricinde hizmet dönemi içerisinde herhangi bir artış talebinin olmayacağının hüküm altına alındığını, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 15.04.2000 tarihinde bir yıllık güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bitiminden bir ay önce fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde sözleşmenin bir yıl daha uzamış sayılacağı, sözleşmenin hiçbir maddesinde sözleşmenin dört yıl için düzenlendiğine dair bir ibare olmadığı, dolayısıyla davacının sözleşmenin erken feshedilmesi nedeniyle zarara uğradığı yönündeki iddiasının yerinde bulunmadığı,

söz konusu sözleşmede, her bir güvenlik görevlisi için davacıya aylık 234 TL ücret ödeneceğinin, davalının talebi ve onayı üzerine yapılacak mesailerin ücretinin zamlı olacağının, asgari ücrette yapılacak ücret artışının personele ödenen hizmet bedeline aynen ilave edileceğinin, SSK prim oranlarının artması durumunda ortaya çıkacak maliyet artışının davalı tarafından karşılanacağının, sözleşmenin uzaması halinde hizmet bedelinin enflasyon oranında artırılacağının hüküm altına alındığı, bu hükümler çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde davacının alacaklı olduğu miktarın belirlendiği,

ancak ıslah ile talep edilen alacağın BK'nun 126. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı, davalının, davacının söz konusu istemlerini reddettiği tarih itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, davalı vekilinin aşağıdaki (3),(4) ve (5) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf, dava dilekçesinde toplam 669.310 TL'nin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ise ıslah dilekçesi ile talebini toplam 1.192.355,28 TL'na yükseltmiş olup mahkemece taraflar arasındaki temel ilişkinin hukuki niteliğine nazaran ıslah dilekçesi ile talep edilen alacağın, mülga 818 sayılı BK'nun 126. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki dava konusu hukuki ilişkiye zaman itibariyle uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nun 125. maddesinde başka bir hüküm olmadığı takdirde tüm davaların on yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu düzenlenmiş olup müteakip maddede ise bir kısım davaların beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece işbu davanın beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gerekçesiyle ıslah yoluyla istenen alacağın reddine karar verilmiş ise de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği açıklanmamış ve 818 sayılı BK'nun 126. maddesinde düzenlenen hangi sözleşme türü kapsamında kaldığı değerlendirilmemiş olduğundan kararın bu yönü ile

Yargıtay tarafından denetlenmesi mümkün olmamıştır. O halde, mahkemece Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı hükmü de göz önünde bulundurularak ıslah yoluyla talep edilen alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının gerekçeli bir biçimde değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasında 15.04.2000 tarihinde düzenlenen sözleşmenin IV/4. maddesinde, davacının sözleşme süresince ücret artışı talebinde bulunamayacağı, ancak sosyal sigortalar prim oranlarının artması durumunda ortaya çıkacak maliyet artışının davalı tarafça karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise prime esas matrahtaki artışlardan da davalının sorumlu olmasının gerektiği açıklanmış ve bu doğrultuda hesaplama yapılmıştır. Oysa taraflar tacir olup aralarındaki sözleşme hükümleri ile bağlı durumdadırlar.

O halde, anılan sözleşme hükümleri uyarınca davalı şirketin sosyal sigorta prim oranlarındaki artışlardan kaynaklanan maliyet artışından sorumlu bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sözleşme hükümlerinin yorum yoluyla genişletilmesi ve bu çerçevede davalının sorumluluğuna gidilmesi doğru görülmemiştir.

4-Ayrıca aynı sözleşmenin IV/3-c maddesinde, davalının talebi veya onayı üzerine yapılacak fazla mesailerin zamlı olarak ödeneceği düzenlenmiş olup davacı tarafça fazla mesailerin davalının talebi veya onayı ile yapıldığı kanıtlanmamış olmasına rağmen yine bir takım soyut bilirkişi değerlendirmelerine dayalı olarak davalının sorumluluğuna gidilmiştir. Bu itibarla, ispat yükünün davacının üzerinde bulunduğu gözetilerek ve gerekirse tarafların tüm ticari defter ve kayıtları da incelenerek dava konusu edilen fazla mesailerin davalının talebi veya onayı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespit edilmemiş ve sonucuna göre karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

5-Öte yandan, davacı taraf sözleşmenin birer yıllık sürelerle uzadığını ve sözleşme uyarınca uzayan süreler için ödenecek hizmet bedelinin enflasyon oranına göre artırılacağını, ancak davalının hizmet bedelindeki artışı enflasyon oranında yapmadığını ileri sürerek de alacak talebinde bulunmuştur.

Gerçekten de taraflar arasındaki sözleşmenin V/1-b maddesinde, sözleşmenin uzaması halinde güvenlik personeline ödenecek hizmet bedelinin DİE'nin belirlemiş olduğu enflasyon oranına göre artırılacağı düzenlenmiştir.

Ancak davacı tarafın bila tarihli yazıyla, davalıya enflasyon oranının %50.9 olduğunu bildirdiği ve bu oran üzerinden hizmet bedelinin artırılmasını istediği, davalının ise 07.06.2001 tarihli yazısında ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz durumu da dikkate alınarak hizmet bedelinin %35 oranında artırılacağının öngörüldüğünü, öngörülmüş olan bu artış oranına davacının teyit vermesinin istenildiğini davacıya bildirmiş olduğu,

bu yazıya davacı tarafından bir cevap verildiği kanıtlanmadığı gibi davalının bu oran üzerinden yaptığı artışa dayalı ödemeyi de davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın kabul ettiği gözetildiğinde artık davacının davalı tarafça yapılan enflasyon artışlarını benimsediği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına, (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8158, K. 2012/18774, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/8158
Karar No
2012/18774
Tarih
21 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/8188 K.2012/35385
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/8199 K.2012/19317
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/8201 K.2012/8603
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/8216 K.2012/11817
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/8222 K.2012/8532
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/8224 K.2012/11744

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.