KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8165 E., 2013/11034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.12.2010 tarih ve 2008/225-2010/423 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya yangın poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait termal otelde dahili su hasarı sonucunda ciddi hasar meydana geldiğini, müvekkiline ödenmek istenen rakamın gerçeği yansıtmadığı gibi makine, tesisat ve demirbaşların teminat kapsamı dışında tutularak hasar tespitine dahil edilmemesinin de doğru olmadığını ileri sürerek, şimdilik 300.000,00 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş,03.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 550.092,28 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak poliçede yalnızca binanın teminat altına alındığını, makine, tesisat, emtia ve demirbaşların teminat haricinde olduğundan kazan dairesinde meydana gelen bina hasarının 17.186,75 TL olarak belirlendiğini, suyun iddia edildiği gibi kazan dairesini doldurmasının imkansız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, zamanaşımı definin 10 günlük cevap süresi içinde ileri sürülmediği, ancak davacı şirket vekilince davalının bu savunmasına karşılık savunmanın genişletildiği yönünde bir itirazda bulunulmadığı, bu nedenle davalı yanın zamanaşımı savunmasının dikkate alındığı, sigortalı davacı şirkete dain-i mürtehinin davaya muvafakat verdiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun “sigorta sözleşmeleri” başlıklı 11.maddesinde, “... sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir.
Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır...” hükmünün yer aldığı, bu davaya sigorta poliçesinde bina haricinde yer alan demirbaş, emtia ve makinelerin teminat dışı olduğuna dair bir bildirimin bulunmadığı, aksine poliçenin 3. sayfasında, muafiyet bakımından bina ve muhteviyat için ikili ayırımın dahi yer aldığı, davalı ... şirketinin Sigortacılık Kanunu uyarınca gerçekleşen riziko nedeniyle sorumlu olduğu, 26.12.2007 tarihli ekspertiz raporu ile tazminat miktarının kesinleştiği, davacının ilk talebiyle bağlı kalınarak,
300.000,00 TL tutarındaki hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihi olarak kabul edilen 27.01.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... şirketi tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 300.000,00 TL (Üçyüzbin Türk Lirası) hasar bedelinin 27.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah edilen tazminat isteminin ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8165, K. 2013/11034, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama