KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8185 E., 2012/14898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2011 tarih ve 2010/1370-2011/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, 31.05.2010 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararla müvekkilinin temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırıldığını, müvekkilinin bu karara ihtirazı kayıt koyduğunu, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 31.05.2010 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının da katıldığı 31.05.2010 tarihli toplantıda alınan 6 numaralı kararın ticaret sicil memurluğunca ilan edilmediği, ticaret sicil gazetesinde ilan edilmeyen 31.05.2010 tarihli davaya konu karardan sonra davacının davalı şirket ortaklar kurulunun 01/07/2010 tarihli ortaklar kurulu toplantısına katıldığı ayrıca Gebze 1. Noterliğinin 22.06.2010 gün ve 15489 yevmiye numaralı ihtarname içeriğine göre davacının şirket yetkilisi olarak görevinin devam ettiği, ortaklar kurulu kararlarının ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilmediğinden 01/07/2010 tarihli kararla dava konusu kararın davadan önce konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limitet şirket ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, 31.05.2010 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararla müvekkilinin temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırıldığını belirterek söz konusu ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın konusuz kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça iptali talep edilen 31.05.2010 tarihli kararın ardından davalı şirket tarafından bu kararın aksi yönde ya da ortadan kaldıran mahiyette alınmış bir karar olmadığı gibi değinilen kararın ticaret sicil memurluğu tarafından çeşitli gerekçelerle tescil ve ilanının reddedilmesi olgusu da tek başına kararın geçersizliği sonucunu doğurmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafça iptali istenen ortaklar kurulu kararının varlığını sürdürdüğü kabul edilerek, işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken değinilen gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8185, K. 2012/14898, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama