KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8527 E., 2012/15469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2009 gün ve 2008/10-2009/655 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi ihbar olunan vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı şirket arasında ticari ilişki gerçekleştiğini, gerçekleşen ticari ilişki sonucunda; müvekkili şirket lehine 20.375.06 TL alacak oluştuğunu, dava dışı şirketin borçlu bulunduğu meblağı davalı banka aracılığıyla müvekkili şirket hesabına göndermesi gerekirken sehven yine dava dışı başka bir hesaba gönderdiğini, sehven başka hesaba yatırılan meblağın müvekkili şirket hesabına aktarılması yönünde davalı banka nezdinde yaptıkları başvurunun ve keşide ettikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek; şimdilik 20.37.06 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanın iddialarına dayanak olarak gösterdiği işlemin bir havale işlemi olduğunu, dava konusu havale işleminde havale yollayıcısının dava dışı şirket, havale ödeyicisinin müvekkili banka ve havale alıcısının da S.P.S. Satış Promosyon Servisleri Sanayi ve Turizm Ltd.
Şti olduğunu, dava konusu tutarların, farklı iki tarihte müvekkili banka müşterisi olan firmanın hem ismi hem de hesap numarası belirtilerek gönderilmiş olduğunu, işlemin EFT işlemine ait dekontlarda somutlandırıldığını, içeriğine göre işlemin alıcısı ve alıcıya ilişkin olarak belirtilen hesap numarası arasında uyumsuzluk bulunmadığını, havale işlemi süreci bütünüyle nazara alındığında davacı yanın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, alacak ilişkisinin davacı ile dava dışı şirket arasında gerçekleştiğini, bu yönüyle de müvekkili banka yönünden pasif husumet ehliyeti koşulunun oluşmadığını,
işbu davayı açmakta davacı yönünden hukuki bir yarar bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. İhbar olunan vekili, müvekkili şirket borcunun davacı S.P.S firmasına ödendiğini, ödemenin banka dekontunda somutlandığını beyan etmiştir.
Mahkemece, BK'nun 457 ve devamı maddeleri uyarınca; havalenin, havaleyi yollayanın amacına uygun olarak dava dışı şirkete ödendiği, bankanın herhangi bir kusurunun ve ihmalinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, ihbar olunan vekili temyiz etmiştir. İhbar olunan Deıchmann Ayakkabıcılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili her ne kadar hükmü 04.05.2011 havale tarihli dilekçesi ile temyiz etmiş ise de; davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp, aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8527, K. 2012/15469, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama