KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8530 E., 2012/15592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/03/2011 tarih ve 2009/233-2011/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalılardan Konstantin Makridis ile Cemre Pastanesi Otel Bar Malzemeleri Şekerleme ve Çikolata San. Tic. Ltd. Şti.'nde %50 oranında, Plm Natürel Gıda Dağıtım ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nde ise % 30 oranında hisse ile ortak olduklarını, şirketlerin uzun süre önce faaliyetlerine son verdiklerini, şirketlerin devamı ve amaçlarının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, diğer ortak ile şirketlerin faal olmamasına rağmen tasfiye konusunda anlaşamadıklarını, birlikte vekalet verdikleri Av. ..... ile birlik olup tek taraflı işlem yaptıklarını, vekili vekaletten azlettiğini iddia ederek, her iki şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacı ve davalı ...'in her iki şirkette de birlikte imza yetkilerinin olduğu, şirketlerin mevcut hali ile gayrifaal oldukları, amacın gerçekleşmesinin mümkün olmadığı ve fesih koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, temyiz eden davalı adına çıkarılan ilk tebligatın bila tebliğ dönmesinden sonra, mahkemece mümeyiz davalının yeni adresi tespit edilmiş olduğundan mahkemece önce bu adrese tebligat çıkarılması ve şayet bu adrese tebliğ mümkün olmazsa Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken yeni adrese doğrudan Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılmak suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan kabule göre limted şirketin fesih ve tasfiye davasının, feshi istenen şirkete husumet yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece temyiz eden davalı aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre de şirketin fesih ve tasfiyesinde ağırlıklı olarak kusurlu olan ortağın dava açamayacağı hususu nazara alınarak bu yönden açılan ceza davasının neticesi beklenip buna göre hüküm kurmak gerekirken anılan husus nazara alınmadan hüküm tesisi de yerinde olmamış kararın temyiz eden yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8530, K. 2012/15592, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama