KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8584 E., 2012/16609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2009/1923-2010/2996 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütürken 15/05/2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında, yönetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edilmemesi nedeniyle görevinin sona erdiğini, davalı şirketçe 2008 yılı Ekim ayı ile 2009 yılı Mayıs ayı arası için müvekkiline ödenmesi gereken 4.200,00 TL huzur hakkı ve 330,00 TL asgari geçim indirimi olmak üzere 4.530,00 TL’nın 30/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görevini gereği gibi yapmayan davacının huzur hakkına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davanın kısmen kabulü ile, 4.200,00 TL huzur hakkı ve 330,00 TL asgari geçim indirimi olmak üzere 4.530,00 TL’nın 30/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek, ıslah edilen 1.400,00 TL huzur hakkı ve 56,64 geçim indirimi olmak üzere toplam 1.456,64 TL’nın ıslah tarihi olan 31/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili dava ve ıslah dilekçelerinde uyuşmazlık konusu alacağa temerrüt tarihi olan 30/07/2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece dava dilekçesindeki ve ıslah dilekçesindeki talepler birbirinden ayrı düşünülerek, bu alacaklara ilişkin faiz başlangıç tarihlerinin farklı olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne ve davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş olması doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8584, K. 2012/16609, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama