KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8727 E., 2012/15682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/387-2010/758 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, dava dışı Kutup Pazarlama ve Ticaret A.Ş'nin bir aile şirketi olup, davacı ...'un %70, diğer davacı ...'ın %5 hisseye sahip bulunduklarını, diğer ortakların da davacıların kardeşleri ve yakınları olduğunu, şirketin 07.06.2010 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısına hazirun cetvelinde isimleri gösterilmeyen davacı ... ile dava dışı ortak ...'un katılmasına izin verilmediğini, pay defterinin incelenmesinde müvekkili hisselerinin davacı ... ve dava dışı ortak... üzerine kaydedildiğinin anlaşıldığını, oysa müvekkilinin hisselerini devretmediğini,
pay defterinin gerçek durumu yansıtmadığı belirtilerek söz konusu genel kurulda alınan kararların tescil edilmemesinin davalı kurumdan istenmesine rağmen genel kurul kararlarının tescil ve ilan edildiğini, hazirun cetveli ve pay defterinin kayıtlara uygun olmadığını, çoğunluk hissedarının katılmasına izin verilmeden gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararların tescil ve ilanının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, dava dışı şirketin 07.06.2010 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilanına ilişkin davalı kurum kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, yargılamaya da katılmamıştır.
Davaya davalı yanında feri müdahale talep eden Kutup Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekili, davacı ...'nün şirket hissadarı olmadığını, davacıların bahsi geçen genel kurul kararlarının iptali istemiyle Sincan Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını, söz konusu davanın kabulü halinde ticaret siciline yapılan tescil hükümsüz kalacağından işbu davanın açılmasında davacıların hukuki yararının bulunmadığını, iptal davasını bu davada gizleyen davacıların kötüniyetli olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tescilin idari bir işlem olduğu, genel kurul toplantısının usulsüz olduğu iddiasının şirkete karşı açılacak iptal davasında ileri sürülmesi gerektiği, zaten genel kurulun iptali istemiyle açılan davanın derdest olduğu, iptal isteminin kabulü halinde tescilin de kendiliğinden hükümsüz kalacağı, idari işlem mahiyetindeki sicile tescil işleminin iptali isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8727, K. 2012/15682, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama