KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8934 E., 2012/15670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2010/73-2010/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Göral” ibaresinin marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu ancak davalı şirketin başvuruya itiraz ettiğini, itirazın kabul edilerek başvurudan “kazayağı” emtiasının çıkartılmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, buna karşın başvurudan çıkarılan emtiaya ilişkin olarak müvekkilinin önceden tescilli markasının bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve marka tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başvuru yaptığı tarihte 20 yıldır sahip olduğu “Göral” kelimesinden ibaret, “kazayağı” emtiası için tescilli bir markasının bulunduğu, başvuru yönünden kazanılmış hak teşkil eden bu markanın YİDK kararının verildiği tarihte hükümden düşmesinin davacı aleyhine ve kazanılmış hakkını ortadan kaldıran bir vakıa olarak yorumlanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 2010-M-398 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı TPE vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi, davacı vekiline 22.04.2011 günü tebliğ edilmiş ve hüküm, 10 günlük katılma yolu ile temyiz süresi geçirildikten sonra 10.05.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8934, K. 2012/15670, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama