KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9050 E., 2012/15464 K.·(Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2011 tarih ve 2010/456-2011/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2008/52 E 2009/705 K sayılı kararıyla, dava dışı TİAM Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.
(TİAM) aleyhine verilen işçi alacağına ilişkin kararın, Beyoğlu 1 İcra Müdürlüğü'nün 2009/40716 ve 40665 sayılı dosyalarında takibe konduğunu, İş Mahkemesi'ndeki davanın bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edilmesine rağmen, şirketin 17/07/2009 tarihli ortaklar kurulu kararıyla tasfiye kararı aldığını ve tasfiye sürecinde şirketin malvarlığına rastlanmadığını, tasfiye memuru davalı ...'in şirketin borcunu ödemeye yeter mal ve parası olmadığını dosyaya bildirdiğini, bunun üzerine 2009/40716 sayılı takip dosyasında iflas yoluyla takip ödeme emri düzenlenerek tasfiye memuruna ve şirket vekiline tebliğ edildiğini,
tasfiye memurunun tasfiyesinin ve görevinin sona erdiğinden bahisle tebligatı iade ettiğini, şirket vekilinin de tebligatı iade ettiğini usulüne uygun tasfiye edilmeyen TİAM Ltd. Şti'nin aleyhine takibe devam edilebilmesi için ihyası gerektiğini ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sicil Memurluğu vekili, TTK'nun 34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 28. madde hükümleri çerçevesinde işlem yaptıklarını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurunun iddia edilen eksik işlemlerini tespit etmelerinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulamayacaklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin TİAM'ın tasfiye memuru olarak tasfiyeyi sağlayıp görevini bitirdiğini, ekonomik çıkmaza giren şirketin borçlarını ödeyemediğini, davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığını, takip dosyalarına TİAM'ın aktifinde menkul ve gayrimenkul mal ile nakit para bulunmadığını bildirdiklerini, şirketin ihyasından sonra imkan olduğunda davacı alacağının ödenmesinden yana olduklarını ancak hukuken buna imkan olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihyası talep edilen şirketin davacıya olan ilama dayalı borcunun tasfiye dışında olduğu, TTK'nun 445 ve 224. maddelerine göre tasfiye memurlarının tüm malvarlığı ve alacaklar ile borçları araştırarak tasfiyeyi gerçekleştirmeleri gerektiği, davacının ilama dayalı alacağından haberdarken, eksik işlemlerle TİAM'ın tasfiyesinin gerçekleştirilmesinin doğru olmadığı, tasfiye halinde TİAM'ın tüzel kişiliğinin, davacı alacaklarının takip ve tahsili için açılacak davalarda taraf teşkili sağlanabilmesi bakımından ihyası gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9050, K. 2012/15464, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama