KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9751 E., 2011/13003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/04/2009 gün ve 2007/440-2009/242 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/04/2011 gün ve 2009/10991-2011/4026 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki 20.01.2007 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalının anlaşmalı olduğu İstanbul Avrupa Yakası'nda firmalara piliç eti ve parça ürünlerin frigorifik araçlarla taşınmasını üstlendiğini, sözleşmenin gereği gibi ifası için araç alıp işe uygun personel istihdam ettiğini, davalının 2007 yılı Şubat Ayında sözleşmeye aykırı araçları ve dava dışı kişilere yapıldığının duyulması üzerine,
davalıya 06.03.2007 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnameden sonra bir süre daha müvekkiline iş verilip 09.04.2007 tarihinden sonra müvekkiline hiç iş verilmediğini, müvekkilinin araçları ve personelinin davalının eylemi nedeniyle boşta kaldığını, ticari hayatının tehlikeye girdiğini, 09.04.2007 tarihi ile 09.05.2007 tarihi arasında 30 günlük sürede müvekkilinin kar kaybının 20.000,00 TL olduğunu, davalının eyleminin tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih niteliğinde bulunduğunu, sözleşmenin 9. maddesine göre de sözleşme şartlarına uyulmaması halinde 100.000,00 TL cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek,
sözleşmenin davalı tarafça haksız yere ihlali nedeniyle 100.000,00 TL cezai şart ve 20.000,00 TL kar kaybı alacağının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince sözleşmenin feshedilmediğini, bazı ticari ve ekonomik sebeplerle iş yoğunluğunun zaman zaman azalıp arttığını, sözleşmede davacıya tek başına dağıtım yaptırılacağına, tekel hakkı tanınacağına, belirli sürede belirli miktarda iş verileceğine dair hüküm bulunmadığını, davacının aldığını iddia ettiği araçların kendi iştigal alanı ile ilgili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9751, K. 2011/13003, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama