KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9816 E., 2012/17453 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/04/2011 tarih ve 2009/450-2011/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...'ın ortak bulundukları ... İnş. Tic. Lmt. Şti. - Ak- Koç İnş. - ...
İnşaat Şirketi'ndeki % 50 şer orandaki hisseleri ile ilgili olarak 28.8.1998 tarihinde paylaşım protokolü düzenlediklerini, bu protokolün finansman kiralama başlıklı bölümünde davacının Şeker Leasinge ödediği 36.627,50 TL için davalı ...'in borç senedi imzalamasının kabul edildiğini, ekli listede belirtilen araçların satışı yapılıp oluşacak paradan Kerim'in ödediği 71.550.00 TL düşüldükten sonra kalan miktarın eşit olarak paylaşılacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen araçlar satılmadığı için araç bedelinden kendisine düşecek miktarın tahsili amacı ile Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1077 E sayılı davasını açtıklarını ,
davanın aynı mahkemenin 2004/117 E sayılı dosyasında birleştirildiği ve alınan bilirkişi raporunda davacı alacağının 46.725,00 TL olarak belirlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açmış oldukları davada mahkemece 35.000 TL'na hükmedildiğini, 11.725 TL daha alacaklı olduklarının ortaya çıktığını, bu nedenle 11.725 TL alacaklarının temerrüt tarihi olan 3.6.2000 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu aynı olan ve aynı iddialarla bu davadan önce müvekkili hakkında Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2009/12650 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, bu takipten sonra davacının ayrı bir avukat kanalı ile aynı iddialarla alacak davası açarak mükerrer tahsilat talep ettiğini, öncelikle derdestlik itirazında bulunduğunu, davacının hiçbir alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/1077 Esas sayılı dava dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açtığı, işbu davada ise saklı tuttuğu fazlaya ilişkin hakları için ek dava açtığı, kısmi davanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kesinleşen bu kısmi davanın mevcut dava için kesin delil teşkil edeceği, kısmi davada Kerim'e aktarılan miktar düşüldüğünde araçların satışından kalan ve taraflar arasında eşit şekilde paylaştırılması gereken miktarın 93.450,00TL olarak belirlendiği, bunun yarısı olan 46.725,00 TL'nın davacıya ödenmesi gerektiği ve davacı lehine 35.000,00 TL'na hükmedildiği,
kalan 11.725,00 TL'nın davacının alacağı olduğu ve buna temerrüt tarihi olan 03/06/2000 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği, davalı vekili her ne kadar davacının aynı alacak için Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2009/12650 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığını, icra takibine itiraz olmaması nedeni ile haciz yapıldığını, daha sonra bu davayı açtığını iddia etmiş ise de Adana 24. İcra Müdürlüğü'nün dosyasındaki takibin kesinleşmediği, borçlu Kerim Koçer vekilince 14/10/2009 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz edildiği,
Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1607 Esas 2009/1703 Karar 12/11/2009 tarihli kararı ile davacı borçlu Kerim Koçer'e yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespit edilerek tebligatın 12/10/2009 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmasına karar verildiği,
verilen kararın süresi içinde temyiz edilmeyerek kesinleştiği, icra takibinin durması gerektiği, davacı her ne kadar icra takibine itiraz tarihinden önce dava açmış ise de alacağını tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilama bağlayarak yurt dışında da ilamlı takip yapmasında hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 11.725,00 TL'nın 03/06/2000 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9816, K. 2012/17453, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama