KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/10526 E., 2012/15158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 gün ve 2009/1-2010/107 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.05.2012 gün ve 2011/195-2012/7393 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin BAĞLICA ARASTA ibaresinin 35/1-8. sınıf hizmetlerde marka olarak tescili başvurusunun, davalı şirketin 35. sınıf hizmetlerde tescilli ARASTA markasına istinaden yaptığı itiraz üzerine reddedildiğini, yeniden inceleme talebinin de TPE YİDK’nun 2008/M-5555 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa markaların iltibasa sebep olacak kadar benzer olmadığını, davalı markasındaki ARASTA ibaresinin câmi külliyelerine dahil olan ve câmilere gelir getirmesi amacıyla kurulan çarşılara verilen genel ad olup sektörde herkes tarafından kullanılabilecek anonim bir ibare olduğunu,
müvekkili markasındaki ayırıcı unsurun sadece ARASTA ibaresi değil, "BAĞLICA ARASTA" biçimindeki bütün olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2008/M-5555 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiş, karşı dava yönünden davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markasının müvekkiline ait markaya iltibas oluşturduğunu, ARASTA ibaresinin ticari hayatta çarşıyı ifade etmek üzere kullanılmadığını savunmuş, karşı davasında ise davacının inşa etmekte olduğu alışveriş merkezi için BAĞLICA ARASTA tanıtıcı işaretini kullanarak müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini ve ref'ini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, markaların ayırtedici unsurunun 35/1. sınıftaki hizmetler için tanımlayıcı veya tasviri bir işaret olmayan ARASTA ibaresi olduğu, bu bağlamda markaların görsel, sescil, anlamsal ve genel intiba itibariyle benzer bulunduğu, kapsamlarında yer alan 35. sınıf hizmetlerin de aynı olup markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, bu bakımdan iptali istenen YİDK kararının hukuka uygun bulunduğu, öte yandan davacının henüz faaliyete geçmemiş olan alışveriş merkezi için BAĞLICA ARASTA ibaresini tanıtım işareti olarak seçmesinin ve bununla ilgili olarak www.mavibaris.com alan adını taşıyan web sayfasında tanıtım ve ticarî etki yaratacak faaliyetlere girişmesinin davalının marka hakkına
tecavüz oluşturduğu, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacının markasının sahip olduğu ayırt edicilik ve imajdan haksız yararlanma sağlayacağı gerekçesi ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalının davalı-karşı davacının markasına yönelik müdahalesinin durdurulmasına ve tecavüzün önlenmesine dair verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 09.05.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı-karşı davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/10526, K. 2012/15158, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama