KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15594 E., 2013/14596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2008/21-2012/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen dosyada davalı vekili, davalı şirket ortaklarından olan müvekkili aleyhine şirket vergi borcundan davacının hissesine düşen kısmın tahsili amacıyla girişilen icra takibinde yurt dışında olduğu bir dönemde usulsüz tebligat yapıldığını, takipten haberdar olur olmaz yaptığı itirazın icra müdürlüğünce reddedildiğini, haciz ihbarnamesi ile 3. şahıs konumunda olan ...nezdindeki 2250 Alman Markı alacağının icra dosyasına ödenmesi ihtarının yapıldığını, ihbar karşısında Tahir Atik'in 1800 Alman Markını 07/09/2000 tarihinde 528.943,200 TL olarak dosyaya yatırdığını, bu bedelin davalı tarafından çekildiğini,
İcra Müdürlüğüne yaptığı itirazının reddedilmesi üzerine ödeme emrinin iptali istemli davada, İcra Mahkemesince ödeme emrinin 19/08/2000 tarihinde tebliğ edildiğine karar verildiğini, böylece süresi içinde yaptığı itiraz ile icra takibinin durduğunu ileri sürerek, 1800 Alman Markının temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen dosyada davacı vekili, müvekkili şirket ortaklarından olan ... aleyhine vergi borcundan dolayı yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptalini, takibin devamını ve alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl dosya açısından, davalı şirketin asıl davaya konu edilen miktarı 14/11/2001 tarihinde icra dosyasına iade etmesi nedeniyle talebin konusuz kaldığı, ancak davacının temerrüt tarihi ile geri ödeme tarihi arasındaki faizi istemesinin mümkün olduğu, birleşen dosya açısından; ...'ın cevap dilekçesinde vergi borcu aslından şirkete karşı sorumlu olduğunu kabul ettiği, 03/08/1998 tarihli genel kurul kararında vergi borçlarının pay sahipleri tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı,
ilgili genel kurul kararının iptali davası açılmadığı gibi, şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dair bir davanın da bulunmadığı, vergi asıl borcunun da davalı tarafından kabul edildiği göz önüne alındığında, vergi borcunun zamanında ödenmemesinden doğan gecikme zammından da pay sahiplerinin sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ancak işlemiş olan 65,52 TL faizin davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın 5.169,63 TL'lik kısmının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
icra inkar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15594, K. 2013/14596, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama