KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15919 E., 2013/14297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/06/2012 tarih ve 2009/284-2012/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin aynı cadde üzerinde yakın yerlerde aynı işi yaptıklarını, davalı şirket ortaklarının daha önce müvekkili şirkette çalışan kişiler olduklarını, 2004/12607 numaralı “Eligül Bronz+Şekil” ve 99/009157 numaralı “Eligül+Şekil” markalarının müvekkili şirket adına TPE'de kayıtlı olduğunu, davalının TPE'ye yaptığı 2009/38590 numaralı müracaat ile “Eligüller Bronz” markasını tescil ettirmek istediğini ancak müvekkili şirketin itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, mevcut durum anlaşıldığında noterden ihtarname yoluyla davalı şirketten müvekkili markasına yapılan tecavüzün durdurulmasını istediklerini,
davalı şirketin davacı adına tescilli markanın benzerini işyerinin girişine ve duvarlarına yazmak suretiyle tescilli markalarına tecavüz edildiğini, davalı şirketin “ELİGÜLLER BRONZ” şeklindeki kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2009/37 D.İş sayılı dosyası kapsamında marka hakkına tecavüz fiilinin tespit ettirildiği ve davacı markasının kullanılmasının önlenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz fiilinin durdurulmasına, 10.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine,
556 sayılı KHK’nın 66 (c) maddesine göre hesaplanacak 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline, yoksun kalınan kazanç yönünden 67. madde uyarınca hesaplanacak kazanca makul payın daha ilave edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ortaklarının babası olan Duran Eligül'ün davacı şirketin kuruluşundan itibaren ortağı olarak 2009 yılına kadar faaliyette bulunup emek verdiği, dolayısıyla aynı zamanda soyadları olan “eligül” markasının bu güne kadar kullanılması, tanıtımı vs. alanda katkılarda bulunmak suretiyle marka üzerinde korunmaya değer hak kazandığı, davacı şirket ortakları ile müvekkili arasındaki protokol uyarınca marka kullanımının yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi heyeti raporu ve muhasip bilirkişiden alınan son raporun usul ve yasaya uygun bulunduğu, davalının davacı ile bir lisans sözleşmesi yapmadan davacı markasını kullandığı ve davacı markasının toplumda sağladığı güvenirlik, reklam ve tanıtım gücünden haksız olarak yararlandığı, gerekçeleriyle davanın kısmen kabul kısmen reddine; davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile dava konusu markaya tecavüz fiillerinin men’ine, kullanılmasının önlenmesine,
mümkün değil ise imhasına, maddi tazminat yönünden toplam 18,6 TL’nin 03/09/2009 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 700,00 TL manevi tazminatın 03/09/2009 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline tebliğ edilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilip, temyiz dilekçesi davalı vekiline 07.09.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından katılma yoluyla HUMK'nın 437/1. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 10.10.2012 günü temyiz edilmiştir. Ayrıca temyiz harcının yatırılmadığı ve dilekçenin temyiz defterine de kaydedilmediği anlaşılmıştır. HUMK'nın 432/4'ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3\4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayda bu konuda karar verebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava dilekçesinde yoksun kalınan kazanç 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca talep edilmiş olmasına göre, davacı markasının lisans bedeli belirlenerek yoksun kalınan kazanç olarak buna karar verilmesi gerekirken, davacının markayı kullanmakla elde ettiği kazancın hesaplanarak karar verilmesi doğru görülmeyip davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15919, K. 2013/14297, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama