KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15985 E., 2013/13885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2012 tarih ve 2011/454-2012/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, dahili davalı şirketin %25 payına sahipken 17.07.2009 tarihinde hissesini davalı ...'ya devrettiğini, müvekkilinin bu durumun tescili için ticaret sicil memurluğuna başvuruda bulunduğunu, şirket müdürü tarafından başvuru yapılması gerektiğinin bildirilmesi üzerine davalıya ...ya... 2. Noterliği'nin 26/06/2009 tarihli 05457 numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, davalının cevap vermediği gibi işlem de yapmadığını, davalının bu eylemi sebebiyle davacının emekli maaşını alamadığını ileri sürerek, devredilen hissenin davalı adına tespit ve tesciline, şirket ortağı olduğu için maaşından kesilen 3.251,68 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili ve dahili davalı şirket temsilcisi, davacının şirketin vergi borçlarını, SGK borçlarını ve diğer borçlarını ödememesi sebebiyle %25'lik paya ilişkin tescil işlemlerinin yapılmadığını, bunlar ödendiği takdirde tescile ilişkin işlemlerin yapılacağını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... vekili, davalı için tescil koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketteki hisselerini usulüne uygun olarak davalı ...'ya devrettiği, şirket ortakları tarafından alınan kararla hisse devrinin onaylandığı, buna rağmen şirket müdürü olan davalının Ticaret Sicil Memurluğu'na tescil için bildirimde bulunmaması sebebiyle hisse devrinin Ticaret Sicili'ne tescil edilemediği, ilgili sıfatıyla bildirimin davalı tarafından yapılması gerektiğinin anlaşıldığı,
bundan önce pay defterine de kayıt yapılması gerektiğinden çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince bu hususun yerine getirilmesi gerektiği, davacı tarafından geçerli bir şekilde hisse devri yapıldığı halde bunu Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirmemesi sebebiyle davalının davacının maaşından yapılan kesintiler sebebiyle uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, her ne kadar davacı tarafından 3.251,68 TL olarak tahsil talebinde
bulunulmuşsa da bunun 2.161,54 TL'sinin dava tarihine kadar yapılan kesinti, geri kalanının ise, davadan sonra yapılan kesintiye ilişkin olduğu, mahkemenin dava tarihi itibariyle yapılan kesinti için karar verebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafından davalıya yapılan hisse devrinin tespitine, şirket pay defterine yazılmasına ve ticaret siciline tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 Sayılı Yasa’nın emredici mahiyette bulunan 520. maddesi uyarınca, limited şirket pay devrinin geçerli olabilmesi için pay devrine ilişkin sözleşmenin noterce tasdiki, ortaklar kurulu kararı ve devrin pay defterine işlenmesi gerekir. Sözü edilen hususlardan birisinin bulunmaması halinde pay devri hükümsüzdür. Somut uyuşmazlıkta pay devri pay defterine kaydedilmediğinden ve bu sebeple geçersiz olduğundan mahkemece bu husustaki istemin ve ayrıca da buna bağlı olarak talep edilen tazminat isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan, 6762 Sayılı Yasa'nın 26 ve devamı maddeleri uyarınca sicil memurluğunun hangi işlemlerle ilgili olarak taraf olabileceği gösterilmiş olup, somut uyuşmazlıkta anılan maddede öngörülen hususlar söz konusu olmadığından davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğinin gözetilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15985, K. 2013/13885, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama