KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16081 E., 2013/14426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.07.2012 tarih ve 2010/221-2012/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Norveç'te 1904 yılında kurulduğunu, silikonlar, döküm endüstrisi için özel alaşımlar, karbon mikrosilica ve enerjinin ana üretim ürünleri alanında dünyanın tanınmış firmalarından olduğunu, tanınmış olan ELKEM+E+ŞEKİL ibareli markalarının Türkiye’de de 1, 6, 9, 11 ve 19. Sınıf ürünleri kapsayacak biçimde tescilli olduğunu, ELKEM ibaresinin hem marka ve hem de ticaret unvanı olarak kullanıldığını, davalının müvekkilinden izin almaksızın müvekkilinin ticaret unvanı ve markasını oluşturan ELKEM ibaresini Türkiye'de marka, alan adı ve ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini,
logosunu ve sahip olduğu telif hakkına konu materyalleri kullandığını ve kendisini müvekkili ile irtibatlıymış gibi göstererek marka ve telif haklarına tecavüz ile haksız rekabet teşkil eden fiillerde bulunduğunu ileri sürerek, davalıya ait 2007/67743 sayılı ELKEM MICROSILICA ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının ticaret unvanından ELKEM ibaresinin terkinine, www.elkem.com.tr alan adı tahsisinin iptaline ve sicilden terkinine, davalının müvekkilinin ticaret unvanı ve markaları ile telif haklarına konu materyallerini kullanmasının,
kendisini müvekkilinin Türkiye distribütörü olarak göstermesinin haksız olduğunun tespitine, bu suretle yaratılan haksız rekabetin ayrı ayrı men'ine, davalının fiillerinin müvekkilinin marka ve telif haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ELKEM tanıtım işareti ile her nevi mal ve hizmet sunması dahil her türlü ticaretinin önlenmesine,
davalının müvekkili markasına tecavüz teşkil eden her türlü tabela, broşür, etiket, ambalaj, ticari evrak, sair basılı malzeme ile tanıtma vasıtalarının gümrük ve serbest bölgeler dahil ticari amaçla bulundukları her yerden toplatılmasına ve imhasına, davalının müvekkili şirketin marka ve telif haklarına vaki tecavüzü nedeniyle 30.000,00 TL manevî tazminatın dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, hükmün ilânına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1994 yılından beri müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişkiler bulunduğunu, 1997-2002 yılları arasında yapılan görüşmeler sonucunda Türkiye'de bir şirket kurulması ve bu şirket çatısı altında “elkem cramite” ve “elkem microsilica” ürünlerinin satılmasının kararlaştırıldığını, web sayfası oluşturulması için ELKEM ibaresini içeren alan adı oluşturulmak üzere ODTÜ’ye başvuru yapıldığını, davacının müvekkili
üzerinden ciddi paralar kazandığını, davacının müvekkilinden Türkiye’de marka tescili yapılmasını istemesi üzerine 2007/67743 sayılı markanın tescilinin sağlandığını, davacı firmanın Çinli firmalara satılması üzerine davacının müvekkiline mal sağlamakta isteksiz davranmaya başladığını, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markasının davacı logosunu içermediğini, arada farklılıklar bulunduğunu, bir benzerlik olmadığını, alan adı altında oluşturulan web sayfasında davacı ürünlerinin dağıtıldığını, bu nedenle bir haksız rekabet ve kötü niyet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ELKEM ibaresinin davacı firma tarafından ticaret unvanının ayırıcı unsuru ve marka olarak kullanıldığı, davacı markasının ve unvanının 556 sayılı KHK ve Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesi hükümleri uyarınca Türkiye’de de koruma altında bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında doğrudan bu marka ve unvanın kullanımını düzenleyen bir anlaşma bulunmasa da uzun yıllara dayanan ticari ilişki bulunduğu,
davacının davalı eylemlerine sessizliğinin kendisine ait fikrî mülkiyet haklarını devri sonucunu doğurmayacağı, taraflar arasında fiili olarak süren ticari ilişki ve anlaşmanın 2009 yılı Ekim ayı itibariyle son bulduğu, bu nedenle davalının anılan tarihten itibaren makul bir süre içerisinde davacıya ait fikrî mülkiyet haklarına konu ürünlerin kullanımına son vermesinin gerektiği, davalının tescilli ticaret unvanı ve markasının kullanımı kapsamı dışında kalan eylemlerinin davacının ticaret unvanı ve marka ile eserden doğan sınaî ve fikrî haklarına tecavüz niteliğinde bulunduğu,
aynı zamanda haksız rekabet yarattığı, davacının Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca Türkiye’de de korunan ticaret unvanı ve TPE’deki tescil ile doğan marka hakkına dayanarak TTK’nın 54. maddesi uyarınca davalının ticaret unvanından ELKEM ibaresinin çıkarılmasını isteyebileceği, davacının www.elkem.com.tr alan adıyla tescilli, içerik oluşturulup ticarî etki doğuracak biçimde kullanılması,
davacı ihtarına ve ticari ilişkinin sona ermesine rağmen terkin ettirilmemesinin de davacı aleyhine sınaî hakların ihlâli suretiyle haksız rekabet yaratacağı, davalının unvan ve markasal kullanım dışında kalan davacının marka, ticaret unvanı ve eserden doğan haklarına tecavüz yaratan eylemleri sebebiyle davacı şirketin dış dünyada sahip olduğu imge ve güvenin zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16081, K. 2013/14426, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama