KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1643 E., 2012/16372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/05/2011 tarih ve 2010/9-2011/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Akhisar Merkez ve Çevre Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi'ne 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kredi sözleşmesine dayanılarak 550.000 TL tutarında kredi açıldığını, kooperatif tarafından kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, temlik eden alacaklının da tasarruf hak ve yetkisinin bulunmadığını, dolayısıyla borçlunun, borcundan kurtulması için kural olarak borcunu yeni alacaklıya ödemesinin gerektiğini,
kooperatif ortakları ile müşterek borçlu ve müteselsil borç senedi başlığı altında düzenlenen sözleşmelerde bu hususun belirtildiğini ileri sürerek 5.515 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekili, müvekkillerinin aldıkları krediyi dava dışı kooperatife ödediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ile Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Satış Kooperatifi arasında 20.10.1999 tarihli müşterek ve müteselsil borç senedi başlıklı kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılara toplam 1.050 TL tutarında kredi kullandırıldığı, kredi sözleşmesine dayanan alacağın aynı tarihte alacağın temliki hükümleri uyarınca davacıya temlik edildiği, davalılar tarafından yapılan kısmi ödemeler göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle 712,82 TL'sı ana para borcu olmak üzere toplam 3.001,98 TL borç kaldığı gerekçesiyle anılan meblağ üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temerrüt faizinin taleple bağlı kalınarak yıllık %26 oranını aşmayacak biçimde alacağın tahsil edileceğinin tabi bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1643, K. 2012/16372, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama