KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16670 E., 2013/14670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/04/2012 tarih ve 2010/67-2012/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince Essen Asliye Mahkemesi'nde açılan davanın müvekkil lehine sonuçlanarak 40.003,30 Euro'nun 30.11.2006 tarihinden itibaren %5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, ayrıca 3.391,11 Euro tutarındaki yargılama giderlerinin de müvekkiline ödenmesine hükmedildiğini, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini ileri sürerek Essen Asliye Mahkemesi'nin 19 O 77/06 sayılı kararı ile masraf tespit kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenen kararın tebliğ edildiği avukatların tebliğ tarihi itibariyle vekaletlerinin bulunmadığından tebliğin usulsüz olduğunu, davacının aynı mahiyette Türkiye'de açtığı davanın reddedildiğini, kanuna karşı hile yoluna gidildiğini, yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, kararın tenfizi halinde davacının hem yatırdığı parayı geri alacağını hem de ortaklığını devam ettireceğini, tenfiz kararı verildiği takdirde davalı şirketin ortaklarının paylarını iade etmesi sonucu külli tasfiyeye neden olacağını, bu durumun tenfize engel teşkil ettiğini, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Essen Asliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 19 0 77/06 sayılı dosyasından dava dilekçesinin 30.11.2006 tarihinde davalı şirket vekili Av. ...'e tebliğ edildiği, davalı şirketin kendisini Avukatlar Goldemund & Tinnesz ile temsil ettirdikleri, yargılama sonunda mahkemece 16.03.2007 tarihinde davacı lehine tazminata hükmedildiği, verilen karar ve masraf kararının 28.03.2007, 13.04.2007 ve 24.05.2007 tarihlerinde davalı şirket vekili Av. Goldemund & Tinnesz'e tebliğ edildiği,
tebligatların Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile yapılıp 1965 tarihli Hukuki ve Ticari konularda Adli ve Gayri Adli belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'ne uygun olduğu, kararın 30.09.2009 tarihinde kesinleştiği, karar tarihi itibarı ile davalı şirket vekillerinin vekil sıfatı ile davada yer aldığının karar başlığından anlaşıldığı, dolayısıyla 01.02.2007 tarihi itibarı ile işbu yabancı mahkeme dosyasında vekilin görevlerinin devam ettiği, tenfiz şartlarının oluştuğu, verilen kararın kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı,
davalı tarafça 55/2. maddesinde öngörülen itiraz sebeplerinin davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Essen Asliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 16.03.2007 tarih ve 19 O 77/06 sayılı kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16670, K. 2013/14670, 12 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama