KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17114 E., 2013/15207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2011/137-2012/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 29, 30 ve 43. sınıflarda kullanılmak üzere 2010/23194 kod nolu “...
Salonu” ibareli markanın tescili amaçlı davalı TPE'ye başvuru yapıldığını, Markalar Dairesince yapılan inceleme neticesinde 2001/02197, 2001/28241, 99/002663, 95/012031 kod nolu “sevinç” ibareli markalar mesnet gösterilmek suretiyle başvurularının reddedildiğini, “sevinç” sözcüğünün içerdiği anlam itibariyle herkesin kullanımına açık olan bir sözcük ve ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, başvuruya konu ... salonu ibareli marka ile redde mesnet gösterilen markaların farklı olduğunu, dava konusu başvurunun 29, 30 ve 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescil edilmek istendiğini,
markaların karıştırılma ihtamali olmadığını ileri sürerek TPE YİDK'nın 2011-M-2324 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu söyleyerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu marka redde dayanak alınan markaların tamamının kelime markaları oldukları, markalar arasında, 556 sayılı KHK’nın 7(1)(b) maddesinde belirtilen “ayırt edilemeyecek kadar benzer”lik bulunduğu; bu markaların, kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür mal ve hizmetler yönünden dava konusu marka için 556 sayılı KHK’nın 7(1)(b) maddesi anlamında tescil engeli oluşturduğu, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17114, K. 2013/15207, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama