KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17256 E., 2013/15277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2008/18-2012/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, TPE nezdinde 2007 00387 sayı ile tescilli tasarımların sahibi olduğunu, müvekkilinin ticaretini yaptığı emtiaların tasarımları ile benzer bulunduğunu ayrıca davalı tasarımının uzun yıllardır kamuya sunulan tasarımlar ile benzer olduğunu, ayırdedicilik vasfının bulunmadığını, Hollandalı Sapa firmasının 2001 yılından beri benzer ürünlerin ticaretini yaptığını, kaldı ki müvekkilince satışı yapılan ürünlerin davalı tasarımları ile benzer olmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2007 00387 sayılı tasarımların hükümsüzlüğünü, aksi halde müvekkili eylemlerinin davalı tasarım hakkına tecavüz etmediğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili, müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırdedicilik vasfına haiz olduğunu, davacı-karşı davalı ürünlerinin ise kendi tasarımları ile aynılığı nedeniyle ticaretinin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek karşı davalı tarafından müvekkili tasarımlarına karşı yapılan haksız rekabetin tespiti ile men'ini, tecavüze konu ürünlere el konulup imhasını, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Karşı davalı vekili, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenen davalı şirket adına kayıtlı endüstriyel çoklu tasarımların yenilik ve ayırdedicilik vasfına sahip oldukları, öte yandan davacı/karşı davalı şirketin ürettiği ürünlerin de hem biçim dili hem de tasarım kavramı yönünden birbirinden farklı olduklarının tespit edildiği, bu haliyle hem hükümsüzlük hem de haksız rekabetin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünü, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde müvekkilinin eylemlerinin davalının tasarım hakkına tecavüz oluşturmadığının tespitini talep etmiştir. 554 sayılı KHK'nın 61'inci maddesi uyarınca "Menfaatı olan herkes, tasarım hakkı sahibine karşı dava açarak, fiillerinin tasarımdan doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir". Mahkemece, davacı-karşı davalının davasının reddine şeklinde hüküm kurulmuş ise de tasarım hakkına tecavüz oluşmadığının tespiti talebi yönünden bir gerekçe belirtilmemiş olup gerekçe gösterilmeksizin davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17256, K. 2013/15277, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama