KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17538 E., 2013/16146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2010/829-2012/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı...'in kullandığı krediye kefil olduğunu, kredi nedeniyle ipotek alındığını, bununla da yetinilmeyerek kaza sigortası yapıldığını, sigorta süresinin dolması üzerine davalıya başvurulduğunda 3 yıllık hayat sigortası yapılması teklifinde bulunulduğunu, o tarihte müracaat formunun doldurulduğunu, sigorta süresi devam ederken...'in vefat ettiğini, müvekkilinin kefil sıfatı ile kalan borcu ödediğini, davalı firmaya da durumu bildirerek sigorta bedelinin ödenmesini talep ettiğini, ancak müteveffanın bildirim yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği gerekçesiyle talebin reddedildiğini, oysa müteveffanın şifa bulduğu düşüncesinde olabileceğini ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 33.633 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taraf olma sıfatının bulunmadığını, poliçe düzenlemeden önce kanser hastalığına yakalanan sigortalının beyan yükümlülüğünü kasıtlı olarak ihlal ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçe ile ilgili talepte bulunabilecek kişilerin lehdar olarak gösterilen banka şubesi ve kanuni mirasçılar olduğu, davacının davacı olma sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17538, K. 2013/16146, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama