KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17623 E., 2013/15425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.07.2012 tarih ve 2007/223-2012/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı banka vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka çalışanı olan diğer davalının, müvekkilini kandırarak temin ettiği internet şifresini kullanarak, internet bankacılığı yolu ile hesabından bilgisi ve rızası dışında fon alımı satımı yaptığı, başka hesaplara para gönderdiğini, bu suretle müvekkilinin 59.000 TL zarara uğratıldığını, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek anılan miktarın tahsilini, olaydan duyduğu acı nedeniyle de 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak davacının şifresini kendi rızası ile diğer davalıya verdiği, dava konusu zararı oluşturan tüm işlemlerin internet bankacılığı yoluyla yapıldığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 4. bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı ...'a hisse senedi alması için internet bankacılığı şifresini verdiği, bu nedenle davacının davalıya, internet üzerinden hisse alıp satmaya olanak sağladığından haksız fiildeki hukuka aykırılık öğesinin davacı rızası ile ortadan kalktığını, ancak davacının hesabından başka hesaplara para aktarılması yönünde davalı ...'a vekalet vermediği, bu nedenle davalı ...'ın, davacı hesabından bilgisi ve rızası dışında başka hesaplara aktardığı miktardan vekaletsiz iş görme hükümlerince sorumlu olduğu,
davalı bankanın da BK 55 gereği adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu bulunduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.883,31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...'ın eyleminin haksız fiil teşkil ettiği gerekçesiyle bu davalı yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 500 TL'nin bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı banka vekilleri temyiz etmiştir.
./.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı bankaya yönelik temyiz itirazlarının ve davalı bankanın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacınm davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı, davada, davalı ...'ın, internet bankacılığı şifresini kullanarak, fon alımı-satımı yaptığı ve başka hesaplara para aktardığı, bu suretle de zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Dosya kapsamından, davacının, bu davalıya, internet bankacılığı şifresini, hisse alımı-satımı için rızasıyla verdiği anlaşılmakta olup, bu durumda davacı ile davalı ... arasında, fon alımı-satımı hususunda vekalet ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Bu durumda, davacının fon alım-satımı konusunda zarara uğradığı iddiasının ve davalının bu husustaki sorumluluğunun vekalet sözleşmesi kapsamında incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, davacının bu kalem zarar iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı banka yönünden manevi tazminat istemi reddedildiğine göre, diğer davalı yönünden kabul edilen manevi tazminat için davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin davalı bankadan da tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, manevi tazminat isteminin davalı banka yönünden tümden, diğer davalı yönünden kısmen reddedildiği ve ret sebeplerinin farklı olduğu gözetilmeksizin, davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenle de davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Ayrıca, mahkemece, hükme esas alman bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, asıl alacak ve işlemiş geçmiş günler faizi toplamı olan 3883,31 TL üzerinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle işlemiş faiz alacağına yeniden faiz yürütülmesine neden olacak şekilde hüküm kurulması, karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesinde belirtilen ve kısaca “faize faiz işletilmesi yasağı” şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı olduğundan kararın bu yönden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17623, K. 2013/15425, 11 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama