KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18890 E., 2013/16294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 tarih ve 2010/158-2012/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "PÜREL", "PÜRİNTİM", "PÜR&PÜR", "PURE", "PÜR" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "PURAX" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ye başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmış markalar olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu,
tanınmışlığından haksız yararlanacağını ve bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2010-M-2625 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, davalı başvuru ile davacı markaları arasında işaret ve kapsamlarındaki mal/hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı markalarının tanınmışlığı ile haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Pür", "Pür&Pür", "Pür-el", "pur-intim", "Femini-pure" markaları ile "Pur-ax" ibareli başvurunun işitsel, görsel, anlam ve genel izlenim olarak benzer olduğunun kabul edilemeyeceği, zira, tanımlayıcı kök sözcüğe ilave edilen "-ax" ekinin özellikle, son harfin Türk Alfabesinde bulunmayan "x"i harfi olması nedeniyle kelimeye yabancı bir sözcük okunuş, algısı vermesi yanında, görsel olarak da yeterince farklılaştığı ve davacı markalarından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırma ihtimalini bertaraf edecek düzeyde uzaklaştırdığı,
diğer taraftan davacı delillerinin itiraza konu markalarının tanınmışlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, kelimelerin yukarıda aktarılan nitelikleri dolayısıyla ayırt ediciliklerinin sonradan kullanımla yükseldiğini kabule yeterli neden bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğunu gösteren hiç bir verinin mevcut olmadığı ve bu nedenle somut olayda 556 sayılı KHK'nın 7/1-b, 8/1-b, 8/4 hükümleri çerçevesinde tescil ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18890, K. 2013/16294, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama