KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3102 E., 2013/20456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2011 tarih ve 2010/154-2011/415 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.11.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 07.08.1998 tarihli protokolün 1. bendinde müvekkiline ait ... İli,...
İlçesi, ...Mevkii, 222 Ada 8 Parsel sayılı taşınmaz ve üzerinde kurulu otelin 1/2'şer hisse oranında davalılara devrine karar verildiğini, protokol gereği davalılara tapu devrinin sağlandığını, bu tarihten sonra davalılar tarafından işletilen otelin tüketmiş olduğu elektrik bedelinin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine, elektrik aboneliğinin müvekkili üzerinde olması ve satış tarihinden sonra aboneliğin davalılar tarafından devralınmaması nedeni ile müvekkili aleyhine girişilen icra tehdidi altında dava dışı Tedaş'a toplam 59.105,90 TL'nin ödendiğini, bu nedenle davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek,
59.105,90 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taşınmazın müvekkillerine devredilmiş olmasının elektrik aboneliğini devir alma zorunluluğunu getirmediğini, aboneliğin sonlandırılması konusundaki yükümlülüğün davacıya ait olduğunu, taşınmaz üzerinde müvekkillerinin hiçbir zaman tasarrufta bulunmadıklarını, taşınmazın devir tarihinde davacının kiracısı Davut Özmaden tarafından kullanıldığını, bu kişinin uzun uğraşlar sonucunda tahliye ettirilebildiğini, kira bedelinin de tahsil edilemediğini, davaya konu elektrik tahakkuk tarihlerinin davalılarla ilgisinin bulunmadığını, kaldı ki davacının protokoldeki hususları zamanında yerine getirmediğini, müvekkillerinin zarara uğramasına yol açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının maliki ve kullanıcısı olmadığı otelin 23.01.2001-22.09.2003 tarihleri arasındaki elektrik faturaları ve kaçak elektrik bedelleri nedeni ile toplam 59.105,90 TL'yi elektrik şirketine ödediği, otelin 07.08.1998 ile 07.01.2004 tarihleri arasında, dolayısı ile fatura dönemlerinde 1/2 pay itibarı ile davalıların mülkiyetinde olduğu, bu nedenle davalıların davacı tarafından ödenen elektrik bedellerinden sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 59.105,90 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı eski malik tarafından ödenen elektrik tüketim bedelinin, taşınmazın yeni maliklerinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı eski malik, davalılara sattığı taşınmazda kullanılan elektrik bedelini, elektrik aboneliğinin kendisinde olması nedeniyle ilgili kuruma ödemiş, daha sonra ödediği bu bedeli taşınmazın o dönemdeki malikleri olan davalılardan talep etmiştir. Davalılar da satın aldıkları taşınmazı hiçbir zaman kendilerinin kullanmadığını, taşınmazda eski kiracının bulunduğunu, elektrik aboneliğini de hiçbir zaman devralmadıklarını savunmuşlardır.
Bu durumda somut olayda borcun kaynağı ya sözleşme (abonelik sözleşmesi) ya da sebepsiz zenginleşme olabilir. Abonelik sözleşmesinin dava konusu dönemde davacı üzerinde olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, davacının ödemesi ile kim sebepsiz zenginleşmişse dava konusu borçtan da o sorumludur. Dolayısıyla davalıların savunmasında bildirdiği gibi dava konusu dönemde taşınmazda bir kiracı bulunuyorsa, davacı tarafından ödenen elektrik miktarını kiracı kullandığından, sebepsiz zenginleşen de odur. Bu dönemde ayrıca bir de kaçak elektrik kullanımı varsa, kaçak elektriği kullanan kişi de haksız fiil faili olarak borçtan sorumlu olacağı tabiidir.
O halde mahkemece, davalıların savunmasının ve somut uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3102, K. 2013/20456, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama