KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3523 E., 2013/16341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2009/329-2011/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 15.620,00 TL'nin altında bulunduğundan HUMK.'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "Bifa Selection" markasının 20.12.2006 tarihinden itibaren müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin 2008-19342 sayı ile "Ülker Selection" ibareli markanın tescili için davalı kuruma başvurduğunu, önce TPE Markalar Dairesi Başkanlığına, ardından Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna yaptıkları itirazın reddedilerek tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, müvekkili markası ile başvuruya konu markanın birbirinden ayırdedilemeyecek derecede benzer olduğu gibi aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, "Bifa" ve "Ülker" ibarelerinin üst marka ve ticari ünvan olmalarından ayırdediciliklerinin bulunmadığını,
müvekkilinin markasını fiilen kullanarak piyasada ayırdedici nitelik kazandırdığını, markaların bu şekilde kullanımının haksız rekabete sebebiyet vereceğini ileri sürerek TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2009-M-4880 sayılı kararının iptalini, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Holding A.Ş vekili, taraf markalarındaki esas unsurları olan ve tanınmış düzeydeki "Bifa" ve "Ülker" ibarelerinin benzerliklerinin bulunmadığını, "Selection" ibaresinin ise "seçme-seçilme" anlamına gelip vasıf bildirdiğini, bu yönüyle kimsenin inhisarına verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı TPE vekili, tüketici nezdinde marka algısının "Selection" ibaresi üzerinde değil, "Bifa" ve "Ülker" ibareleri üzerinde olduğunu, bu ibarelerin de ayırdedicilik sağladığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “ÜLKER Selection” markasında esaslı unsurun markadaki baskın konumda bulunan “ÜLKER” ibaresi olduğu, "selection" ibaresinin ise yardımcı unsur olarak algılandığı, bu nedenle ayırt edici gücünün bulunmadığı, davacı markasında da esas unsurun "BİFA" ibaresi olacağı, burada da "selection" ibaresinin yardımcı unsur olarak algılandığı, ortak ibarenin başvuruda görsel olarak da ikincil planda kaldığı, dolayısıyla tüketici algısında yardımcı unsuru konumundaki SELECTION ibaresinden kaynaklanan görsel benzerliğin markaları bütünsel anlamda benzer kılmaktan uzak olduğu,
özellikle ÜLKER ibaresinin markadaki baskın konumunu ve davacı markasındaki BİFA ibaresinin markada ön planda ve esas unsur konumunda yer almasının markaları görsel olarak açık bir şekilde farklılaştırdığı, asıl unsurlar olan ÜLKER ve BİFA ibaresinin kavramsal benzerliğinden bahsetmenin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3523, K. 2013/16341, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama