KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4245 E., 2012/11386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.01.2012 tarih ve 2012/2-2012/2 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2012 günü hazır bulunanihtiyati tedbire itiraz eden vekili Av. ... ile ihtiyati tedbir isteyen vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... vekili tarafından davalı şirket aleyhine açılan davada, davacının davalı şirketin % 42,5 oranında hissedarı olup, davalı şirketten alacaklarının bulunduğunu ve davalı şirketin bankalardan kullandığı kredilere gerek şahsen gerekse hakim hissedarı olduğu şirketler aracılığıyla kefil olduğunu, mevduatlarını rehin olarak verdiğini, ancak şirket sermayesinin tamamının kaybedilmiş olduğunu, bu nedenle şirketin feshine karar verilmesi gerektiğini, şirket yöneticilerinin şirkete ait gayrimenkuller ve bunlar üzerindeki ayni hakları gizli bir şekilde satış ve devir hazırlığı içinde olduklarını ileri sürerek,
davalı şirket adına kayıtlı Antalya Belek ve Side’de bulunan lüks otellerin tapu kayıtları üzerine her türlü devir ve temlikinin önlenmesi ile ferağdan men şerhini içerir ihtiyati tedbir konulması ile davalının diğer tüm gayrimenkul, menkul ve banka hesaplarının üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, 13.01.2012 tarihinde tedbir isteminin kısmen kabulü ile davalı şirkete ait üst haklarının dava sonuna kadar devir ve temlikinin önlenmesi için takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, davalı şirketin olağan faaliyetlerine engel teşkil edecek nitelikteki diğer usulsüz tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından sözkonusu tedbir kararına yapılan itirazda, davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin sermayesinin korunduğunu, davacının fesih davası açma yetkisinin bulunmadığını, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olarak açılan davada dava konusu uyuşmazlığın konusunu oluşturmayan taşınmaz kayıtları üzerine tedbir konulmasının hukuka uygun olmadığını, davacının soyut iddiaları dikkate alınarak müvekkilinin ticari faaliyetlerine engel olacak şekilde tedbir kararı konulmasının doğru olmadığı gibi tedbir kararının teminatsız bir şekilde verilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek,
tedbir kararının kaldırılmasını, bu istemin kabul edilmemesi halinde tedbir istenen menkul ve gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti suretiyle belirlenecek teminat karşılığında karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, itirazın murafaalı olarak incelenmesi sonucu 27.01.2012 tarihinde veriler kararda tedbir koşullarının mevcut olduğu ve devam ettiği gerekçesiyle itirazın reddi ile tedbirin devamına, ancak tedbir nedeniyle oluşma ihtimali bulunan zararlara teminat teşkil etmek üzere davacıdan takdiren 100.000,00 TL nakdi teminat veya kesin ve süresiz banka teminatı alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4245, K. 2012/11386, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama