KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5127 E., 2013/21557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.06.2011 tarih ve 2009/171-2011/307 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasındaki kar ve zarara katılım hesabı nedeni ile müvekkillerinden tahsil edilen 20.000 DM (10.225,84 EURO karşılığı 22.929,40 TL) alacağın bu güne kadar ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik davalıların sorumlu olduklarının tespitini, mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğünü, anılan meblağın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, taraflar arasında kâr ve zarara katılma ortaklığı ilişkisinin bulunduğu, bu hukuki ilişki süreci içerisinde davalının faaliyet izninin BDDK'nın 10.02.2001 tarihli 171 sayılı kararı ile kaldırıldığı ve davalının tasfiye sürecine girdiği, bu durumda hesabın niteliği gereği tasfiye işlemleri sonucunda bir alacak kalırsa hak talebinde bulunabileceği, davalı finans kurumunun halen tasfiye halinde olduğu, tasfiyesi sonuçlanıp kâr ve zarar durumu belirginleşmeden alacak talebinde bulunulamayacağı, dava tarihi itibariyle tasfiyenin sonuçlanmadığı ve alacağın muaccel hale gelmediği,
dolayısıyla davalı şirket hakkındaki davanın zamansız açıldığı, davalı şirket yöneticilerinin şirketin eylemlerinden şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın zamansız açıldığından, diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5127, K. 2013/21557, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama