KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5354 E., 2013/21454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2011 tarih ve 2008/696-2011/654 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı SGH Dış Ticaret Ltd. Şti’nin %30 hissedarı iken tüm hisselerini davalı ...’e devrettiğini, anılan şirketin Irak’ta bulunan ABD askeri üslerine petrol taşıma işini yaptığını, taraflar arasında yapılan 13.10.2006 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde davalı SHG Dış Ticaret Ltd.
Şti’nin 3. kişilerdeki alacaklarından müvekkili hissesine düşen miktarın müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, aynı maddede devam eden taşımada aylık 15.000 tonun üzerinde yapılan taşıma sonucu elde edilecek karın %30’unun da müvekkiline verileceğinin kararlaştırıldığını, bununla birlikte şayet mevcut taşıma sözleşmesinin yenilenmesi halinde de 15.000 ton taşıma nedeniyle elde edilecek karın %30’unun müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 10. maddesinde de 300.000 USD cezai şartın düzenlendiğini, davalıların sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek,
taşıma nedeniyle elde edilen kardan müvekkili hissesine düşen miktarın şimdilik 400.000,00 TL’sinin ve 3. kişilerdeki alacaklar için müvekkili hissesine düşen miktarın şimdilik 80.000,00 TL’sinin ve cezai şart alacağı yönünden şimdilik 20.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının hisse devrettiği döneme ait taşıma sözleşmesi gereği sadece 2006 yılı Ekim ayında 15.000 üzerinde taşıma yapıldığını, ancak bu taşımadan da kâr elde edilemediğini, 2007 yılı Haziran ayında yapılan taşıma sözleşmesinin önceki dönem sözleşmenin devamı olmadığını, yeni bir sözleşme olduğunu, bu nedenle taraflar arasında yapılan 13.10.2006 tarihli protokolün 4. maddesi şartının gerçekleşmediğini, sözleşmeye aykırı bir durumun sözkonusu olmadığını, bu nedenle cezai şart istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında yapılan 13.10.2006 tarihli sözleşme gereği davalı SGH Dış Ticaret Ltd. Şti’nin taşıma nedeniyle elde ettiği kâr nedeniyle davacıya ödenmesi gereken miktarın 279.703,00 TL olduğu, şirketin 3. kişilerden olan alacağı karşılığı davacı hissesine düşen miktarın 65.863,50 USD olduğu, buna ilişkin davacı talebinin ise 80.000,00 TL olduğu, cezai şartın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, 279.703,00 TL ve 80.000,00 TL temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sözleşmenin ifasının talep edilmesi nedeniyle cezai şart istenemeyecek olmasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında 13.10.2006 tarihinde “limited şirket hisse devri nakdi ödeme ve alacak borç nakline” ilişkin protokol yapıldığı, davacı tarafından dava dışı şirketteki hisselerinin tamamını davalı ...’e devrettiği hususlarında bir uyuşmalık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu protokolde belirlenen alacak miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Davacı taraf, anılan protokolün 4. maddesinde yer alan “eğer petrol taşıması mevcut kontratın devamı olarak Haziran/2007 tarihinde de yapılır ise oluşacak 15.000 ton taşıma bedelinden oluşacak karın %30’unun” davacıya ödeneceği düzenlemesinin her ay yapılan 15.000 tonun üzerindeki taşıma sonucu elde edilecek karın %30’unun davacıya verileceği şeklinde anlaşılması gerektiğini, davalı ise sadece tek bir sefer için 15.000 ton taşıma nedeniyle elde edilen kârın %30’unun davacıya verileceği anlamına geldiğini savunmuş,
mahkemece de davalının savunmasına göre hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bir hukuki işlemi ve özellikle bir sözleşmeyi yorumlamak demek, bu sözleşmede tarafların gerçek ve ortak iradelerini ortaya çıkarmak demektir. Yorum yapmak suretiyle tarafların beyan ettikleri iradelerden hareket ederek, o sözleşmenin nitelik ve içeriği belirlenmektedir. Sözleşme yorumlanırken hukuki sonuç doğuracak şekilde yorum yapılmalı ve yorum yaparken tarafların sosyal durumları da gözönüne alınarak, tarafların amacı gözetilmelidir. En önemlisi sözleşmenin bir bütün olarak ele alınıp yorumlanması gerekmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin, tarafların amacı, sosyal ve ekonomik durumları, hissesi devredilen şirketin ekonomik değeri ve en önemlisi sözleşmenin bir bütün olarak değerlendirilmesinde, uyuşmazlık konusu olan sözleşmenin 4. maddesinde yer alan "eğer petrol taşıması mevcut kontratın devamı olarak Haziran 2007 tarihinde de yapılır ise oluşacak 15.000 ton taşıma bedelinden oluşacak kârın %30’unun” davacıya ödeneceği düzenlemesinin, her ay yapılan 15.000 tonun üzerindeki taşıma sonucu elde edilecek kârın %30’unun davacıya verileceği şeklinde anlaşılması gerektiği,
zira bu bendin hemen altında yer alan “ayrıca iş bu petrol kontratı kapsamında (01.10.2006-30.06.2007 döneminde) yapılacak aylık taşıma miktarı 15.000 tonu geçtiği takdirde 15.000 tonun üzerindeki farkın doğurduğu kârın %30’unun davacıya verileceği" düzenlemeye göre mevcut taşıma sözleşmesinin devam ettiği süre içinde aylık 15.000 tonun üzerinde yapılan taşıma sonucu elde edilen kârın %30’unun davacıya verileceği kararlaştırılmış olup, bir üst bentteki hükmün de buna göre anlaşılması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece Haziran/2007 tarihinden sonra aylık 15.000 tonun üzerinde yapılan taşımalarda bu miktarın üzerinde elde edilen kârın %30’unun hesaplanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekili tarafından 28.12.2011 tarihli dilekçe ile alacağın 3.970.000,00 TL artırılarak ıslah edildiği belirtilmiş ve aynı tarihli duruşmada da ıslah harcının tamamlatılması için süre talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece davacı tarafa ıslah harcını tamamlaması için süre verilmesi ve ıslah harcının yatırılması halinde ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliği ile davalı tarafın diyeceklerinin beklenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5354, K. 2013/21454, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama