KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1273 E., 2013/19240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 tarih ve 2011/466-2012/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, 26.04.2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında, tek gündem maddesi ile 6111 sayılı Yasa'dan şirketin yararlanması hususunun görüşüldüğünü, 6111 Yasa'nın kapsamlı bir yasa olduğunu, şirketin hangi hususlarda bu yasadan yararlanacağının açıkça belirtilmediğini, yararlanıldığı taktirde ortakların sorumluluğunun doğması ve var olan sorumluluğun genişlemesinin muhtemel olduğunu, şahsi sorumluluk doğuran her türlü şirket kararını oy birliğiyle alınması gerektiğini, TTK.’nın 513/2 maddesinin bu konuda emredici kural koyduğunu,
bu yasadan yararlanmaya ilişkin kararın oy birliğiyle alınmadığı için batıl olduğunu, diğer ortakların şirketin kuruluşundan bu yana şirket müdürlüğü yaptıklarını, bu nedenle açıklarını kapatmak istemeleri ve sebep oldukları zararların üstü kapalı olarak giderilmesini amaçladıklarını, bu nedenle bu kararın iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını belirterek, yargılama yapılıp 26.04.2011 tarihli ortaklar kurulu kararının afaki iyi niyet kurallarına uymaması, müvekkilinin olumsuz oy vermesine rağmen, ortağın şahsi sorumluluğunun genişletilmesi nedeniyle kararın oy birliğiyle alınmaması,
toplantı usul ve esaslarına uyulmaması nedenleriyle kararın hükümsüzlüğüne veya iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararın şirket yararına olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen kök-ek bilirkişi raporlarına göre, 6111 sayılı Kanun'dan yararlanılması için başvurunun şirkete ek mali külfet getirmediği, bilakis şirketin yararına olduğu, ilerideki yıllarda şirketin vergi ve kamu borçlarının bu şekilde ödenmesinin ve yeni borç çıkarılmasının önlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1273, K. 2013/19240, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama