KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/12777 E., 2013/18039 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2006/723 ESAS
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/04/2012 tarih ve 2009/359-2012/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ...’ın 26.2.2002 tarihi itibariyle müvekkili vakıfta vakıf müdürü olarak göreve başladığını, 2003 yılında müvekkiline ait 62.134.902.800.-TL'sını zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini ve 24.10.2003 tarihinde görevine son verildiğini, anılan şahsın zararın 62.134.902.800.-TL'sını davalı bankanın ...Şubesi’nden yönetim kurulu üyesi Vahap Polat’ın imzasını taklit ederek sahte talimat mektupları ile nakit para çekmek suretiyle verdiğini,
davalı bankanın anılan şubesinin daha önceden kendisine gönderilmiş olan imza sirkülerini kontrol etmeden ödeme yapması nedeniyle ve büyük meblağ paraların hesaptan hesaba yapılan aktarmalarla çekildiği teamülünü dikkate almadığı için kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000.000.-TL'sinın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini; birleşen davada ise, 61.134,90-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı vakıf ile çalışmaların iyi niyet çerçevesinde yapıldığını, talimatı getiren ve hesaptan para çekmeye ikinci derecede imza yetkisi olan vakıf müdürünün Şubece tanındığını, her zaman kendisine ödeme yapıldığını, talimattaki imzanın asıl imzaya çok benzediğini, davacının hesaplarına gerekli özeni göstermediğini, aylık hesap ekstrelerine itiraz etmediğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu zararın doğmasına sebebiyet veren olayda davacı vakfın % 40, davalı bankanın ise % 60 oranında kusurlu bulunduğu, kusur oranına göre ana davada 600,00 TL., birleşen davada ise 36.576,00 TL.talep etmekte davacının haklı olduğunın belirlendiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, 600,00 TL’nin 20.02.2004 olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile; 36.576,00 TL’nin 20.02.2004 olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/12777, K. 2013/18039, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama