KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1349 E., 2013/18559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/09/2012 tarih ve 2012/313-2012/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca müvekkilince davalıya lojistik hizmetleri verildiğini, mallarının taşındığını, yurt dışı liman masraflarının karşılığı olarak düzenlenen fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşıma işlerinin dava dışı başka bir muhatapça 2008- 2009 yıllarında gerçekleştirildiğini, buna göre bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, davacıya müvekkilince hataen ödeme yapıldığını, fatura bedelinin 424.00 TL’si dışında ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça taşıma işinin davacı tarafından yapılmadığı savunulmuş ise de, navlun bedelinin davacıya ödendiği, takip konusu 19.11.2009 tarih ve 39.568.00 USD bedelli faturanın davalı defterlerine aynı gün kaydedildiği ve muacceliyetin bu tarih itibari ile başladığı, 6762 sayılı TTK’nın 1259. ve 1260. maddelerine göre 06.12.2010 takip tarihinde bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararın hüküm kısmının üç numaralı bendinde davalı lehine takdir edilen nispi vekalet ücretine “maktu” denilmiş olmasının maddi hataya dayalı olup mahallinde düzeltilebilecek olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1349, K. 2013/18559, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama