KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3736 E., 2013/18891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2012 tarih ve 2012/61-2012/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ULUDAĞ ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, içecek sektöründe faaliyette bulunduğunu, ULUDAĞ <...> ATA kalıbı ile isimlendirerek marka tescilleri gerçekleştirdiğini, narlı içecekler için 06.01.2010 tarihinde "ULUDAĞ NARATA" ibareli 32.sınıf malları içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "HALK NARİTA+ŞEKİL", "NARİTA MAX" ve "NARİTA" ibareli markalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, davalının itirazını nihai olarak inceleyen YİDK'nın davalı itirazını kabul ederek,
"NARİTA" ibareli 32.sınıf ürünleri içeren 28.01.2000/206180 sayılı markayla iltibasa sebebiyet verebileceği gerekçesiyle müvekkilinin başvurusunu 32/2.sınıftaki "sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar" ürünleri için reddettiğini, kararın hukuka uygun bulunmadığını, "ULUDAĞ NARATA" ibareli başvurunun ayırt edici unsurunun tanınmışlık vasfı olan ULUDAĞ ibaresi olduğunu, NAR ibaresinin ürünün cinsini bildirdiğini,
görsel ve sescil olarak bıraktıkları bütünsel intiba itibariyle başvurunun redde mesnet NARİTA ibareli markalarla ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik taşımadığını ve iltibas yaratmayacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ve davalı şirket vekilleri, kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu, görsel ve sescil olarak başvuru konusu "ULUDAĞ NARATA" ibareli işaret ile redde mesnet NARİTA ibareli markanın bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, kapsamlarındaki malların da aynı tür olduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, redde mesnet "NARİTA" ibareli marka ile başvuru konusu asıl unsurlarından biri "NARATA" olan başvuru konusu işaretin benzer sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin aynı ve benzer biçimde görünen ve okunan "NARATA" ile "NARİTA" sözcüklerinde odaklandığı, farklılıkların markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, her iki markanın aynı tür ürünleri içerdikleri, diğer taraftan başvuru ve redde mesnet markaların kapsamındaki ürünlerin aynı dağıtım kanallarına tabi olması,
benzer ihtiyaçları gidermeleri, birbirleri yerine ikame edilebilme olanaklarının bulunması ve özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin iltibas kavramı içerisine dahil edilmesi karşısında aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu, 32.sınıf ürünlerin alıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının benzer olması da göz önüne alındığında bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu,
ortalama düzeydeki alıcıların/yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılamalarının mümkün olmadığı, başvuruda ULUDAĞ ibaresinin bulunmasının davalı itirazını engelleyemeyeceği, zira başvuru konusu işaretin NARİTA ibareli markanın işletmesel kökenini gösterme işlevini yok ettiği veya zayıflattığı, başvuru konusu işaretin kullanılmış ve halk nezdinde bilinir duruma gelmiş olmasının tesciline olanak sağlamayacağı, başvuru konusu işarette bulunan NARATA ibaresinin, kapsamında yer alan içeceklerin nar meyvesini veya türevi olan ürünlerini içerdiğini göstermediği,
aksine markasal bir fonksiyon ifa ettiği, davacının önceki markalarının serisi niteliğinde bir marka tesciline tevessül ederken, bu ibarelerin kullanıldığı markasını, kapsadığı mal ve hizmetler bakımından davalı veya bir başkasının markası ile iltibasa sebebiyet vermeyecek biçimde düzenlemesi,
kendisinin önceki markası ile daha önceki tarihlerde tescil edilmiş ve iltibas yaratmadan eş zamanlı olarak kullanılmış markalarla aralarında kullanımla tesis olunmuş ayırt edicilik ve bağımsızlığı muhafaza etmesinin gerektiği, oysa davacının yargılama konusu başvurusunu, davalının markasıyla iltibasa sebebiyet verecek ve onun işletmesel kaynak gösterme işlevini yok edecek biçimde biçimde ULUDAĞ NARATA olarak düzenlediği,
davacının yargılama son başvurusunun konusu da olan "ULUDAĞ NARATA" ibareli markasının, kendi işletmesi ile özdeşleşmiş asli unsurlarını içeren, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markası ile bağlantılı olduğu mesajını açık biçimde veren, önceki markaların serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmayan, tüketici nezdinde bıraktığı ayırt edici izlenimi koruyan, asli unsur yanında bazı ekler de içeren, davalının markasından bağımsızlaşmış, yeni ve seri bir marka olduğundan bahsedilebilmesinin olanaksız olduğu,
zira NARATA ibaresi itibariyle davalının NARİTA ibareli marka hakkına tecavüz ettiği, onun için, davacının yargılama konusu son başvurusunun konusu olan işaretin, seri markaların tescil edilebileceğine ilişkin yargısal kararla ortaya konulan ilkeden yararlanmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle davalı kurum kararının hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3736, K. 2013/18891, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama