KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3840 E., 2013/21127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/465-2012/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firma yetkililerinin herhangi bir yasal dayanak olmaksızın standarda uygun olup olmadığı belli olmayan ve belgelenmeyen ürünlerini TSE markalı gibi göstermiş olduklarını, davalı firmanın ithalatını yaptığı ürünler için TSE marka kullanma hakkı olmadığını, mallarını Gümrükten geçirmek amacıyla taahhütname vermiş ve yapılan muayenede de bu ürünlerin üzerinde sözleşme akdetmeksizin TSE markasını kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere gerekli tedbirlerin alınmasını, 9.440 TL maddi, 47.200 manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Malezya da bulunan üretici firmanın TSE markasını 21 inçlik cantlara yanlışlıkla bastığını, bunu gümrükten çıkmadan tespit ettiklerini ve iade ettiklerini, sonuçta herhangi bir zarar oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın TSE markasının genel kullanımı bakımından sözleşmesi ve kullanım hakkı olduğu, zorunluluk olmadığı halde 21x10 jantlar üzerinde yapılan kontrolde TSE damgasının basılı olduğu, bu hususun davalıdan kaynaklanmayan nedenlerden dolayı olup davalının bu şekil markayı kullanma isteği olmadığı halde yanlışlıkla markanın jantlar üzerine basıldığı, yanlışlığın farkedilmesiyle davalının söz konusu ürünleri üretim yerine iade ettiği ve herhangi bir kullanımda bulunmadığı, diğer ürünler yönünden de yasal kullanımın mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3840, K. 2013/21127, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama