KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/396 E., 2013/17698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/04/2012 tarih ve 2010/394-2012/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Garanti Bankas... Şubesi'nden kullandığı konut kredisine ilişkin olarak kapsamlı yıllık kredi grup hayat sigortası poliçesi kapsamında grup hayat sigortası sertifikası düzenlendiğini, müvekkilinin 28/08/2008 tarihinde bir trafik kazası geçirdiğini ve ömür boyu iş göremez duruma geldiğini, müvekkilinin sigorta kapsamında olan haklardan yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, sadece Türkiye'deki tedavi gideri olan 4.985,82 TL ödeme yapıldığını, Fransa'daki tedavilere ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığını, ayrıca kredi taksitlerinin hiçbirisinin ödenmediğini hala bunları müvekkilinin ödemek zorunda bırakıldığını, davalıya başvurularından olumsuz cevap aldığını, ileri sürerek 42.600 Euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müracaatı üzerine eksik evrakların tamamlanmasının istendiğini, red cevabı verilmediğini, evraklar tamamlanmadan tazminat değerlendirmesinin yapılamayacağını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Garanti Bankas... Şubesi'nden kullandığı konut kredisi kapsamında, kapsamlı yıllık kredi hayat sigortası poliçesi düzenlendiği, Garanti Bankas...
Şubesi'nin poliçede dain-i mürtein olarak yer aldığı, bu şekilde aktedilen sigorta sözleşmelerinde muaceliyet kesbeden tazminatın sigortalıya ödenebilmesinin ancak dain-i mürtehin sıfatını haiz olan kişinin muvafakati alınmak suretiyle mümkün olduğu, davacı tarafa Garanti Bankas...
Şubesi'nin açık olurunu almak veya davaya muvaffakat ve icazetini bildirmesi için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içinde davacı tarafın ilgili bankanın icazet veya olurunu dosyaya ibraz edemediği, mahkeme vasıtasıyla icazetin alınması için bankaya yazı yazılması talebinde bulunduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de, mahkemelerin böyle bir oluru ve icazeti almak için müzekkere yazmasının gerekmediği, davacı tarafın ilgili bankanın oluru veya icazetini alarak dosyaya ibrazı gerektiği, davacı tarafın kendisine verilen kesin süre içinde bankanın olurunu sağlayamadığı,
gerekçesiyle, aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine, 220,00 TL dilekçe yazım ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, verilen kesin mehil içinde dain mürtehin olan bankaya bu davaya muvafakat belgesi vermesi için başvurmuş olduğuna göre, mahkemece davacının talebi doğrultusunda gideri davacıdan alınmak suretiyle bankadan davacının başvuru neticesinin sorulması ve sonucuna göre aktif dava ehliyetinin değerlendirilmesi gerekirken kesin mehil içinde bankadan muvafakat belgesi sunmadığı gerekçesi ile aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacı temyiz aşamasında dava konusu kredi borcunun tamamını ödediğini ve ipoteğin fek edildiğini beyan edip ipoteğin fekkine dair belge sunduğuna göre, kredi borcunun tamamının ödenip ödenmediği araştırılıp dain mürtehinin işbu davaya muvafakatının alınmasının gerekip gerekmediği değerlendirilerek davacının aktif dava ehliyetinin buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/396, K. 2013/17698, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama