KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5181 E., 2013/20211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2012 tarih ve 2011/191-2012/756 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili;müvekkili şirketin, Akbank Emlak Konut ... Şubesi'ndeki hesabına 11/02/2011 günü, 14.00'dan sonra şifresi kırılarak girilmek suretiyle Garanti Bankası'ndaki, ... adındaki bir şahsın hesabına 12.000,00 TL EFT edildiğini, bu işlemin bankaca fark edilerek geri alındığını, ancak aynı banka şubesinin 86084 nolu hesabından yine aynı gün ve aynı yöntemle girilerek,
Garanti Bankası'ndaki ...’in hesabına 9.440,00 TL EFT edildiğini, ancak bu bedelin geri alınamadığını ve müvekkilinin hesabından çıktığını, internet bankacılığı işlemleri kullanılır iken müşteriye tek kullanımlık şifre verildiğini ve telefon ile mesaj yolu ile bildirimde bulunulduğunu, ancak dava konusu olayda müvekkilinin cep telefonuna işleme dair herhangi bir mesaj gelmediğini,davalı bankanın,
müvekkilini arayarak durumdan haberdar etmediğini gerekli güvenlik tedbirlerini almayan bankanın olaydan sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin hesabından alınan 9.440,00 TL bedelin 11/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının cep telefonu numarası ve marka bilgilerini vererek internet şubesine ait giriş şifrelerinin dolandırıcı şahısların eline geçmesine neden olduğunu, müvekkilinin teknolojik olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve güvenlik önlemlerini aldığını, olayda MK 6. maddesi gereğince ispat külfetinin davacıda olduğunu, bankanın aldığı güvenlik önlemleri ile sadece kendi sisteminde kullanıcı şifrelerinin korunması konusunda yeterli tedbirleri almakla kalmadığını bu şifrelerin kullanıcının egemenlik alanındayken de kötü niyetli kişilerin eline geçmesi ve kullanılması halinde dahi kullanıcı zararın doğumunun engellenmesi için tedbirler aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı bankadaki hesabından internet yolu ile yapılan işlemler ile uyuşmazlık kosunu paranın dava dışı ... adına havale edildiği, sözkonusu olayın meydana gelmesinde davacının, bu kişi veya üçüncü kişiler ile işbirliği içerisinde kusurlu davrandığının ispatlanmadığı, davalı banka tarafından hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötü niyetli kişilerin işlemlerine karşı müşteri ve hesabının korunamadığı, davalı bankanın, bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlenmelerini geliştirmediği,
bu önlemleri kullanmayı müşterileri için zorunlu hale getirmediği, bu nedenle davalı bankanın çekilen paradan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sahtecilik işleminin davalı bankaya karşı işlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5181, K. 2013/20211, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama