KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5240 E., 2013/14219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2010 gün ve 2008/132-2010/240 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.11.2012 gün ve 2011/10570-2012/19163 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...Esnaf Kefalet Kooperatifine 16.11.2006 tarihinde kredi başvurusunda bulunduğunu, Kooperatifin anlaşmalı bulunduğu Halk Bankası ...Şubesinde bu amaçla müvekkili adına hesap açıldığını, banka görevlisine paranın yatıp yatmadığını sormasına karşın olumsuz cevap almasından dolayı kredinin çıkmamış olduğunu düşünerek başkaca bir girişimde bulunmadığını, ancak 05.02.2008 tarihinde davalı banka tarafından gönderilen, kredi borcunun ödenmesine ilişkin ihtarnamenin kendisine tebliğiyle halen borçlu göründüğünü,
o dönem paranın 17.11.2006 tarihinde hem kendi hesabına geçmiş hem de bundan bir kaç dakika içinde havale ve EFT'ler yoluyla başka kişilere dağıtılmış olduğunu öğrendiğini, müvekkili ve kefiller hakkında icra takibi başlatıldığını, ileri sürerek davalı bankanın istihdam eden sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek,
kredi bedeli olan 25.000,00 TL'nin, sözleşme tarihinden dava tarihine kadar uygulanan %13 oranında akdi faiz farkı olan 5.145,00 TL'nin, 25.000,00 TL’nin bankaya yatırılması halinde müvekkilinin eline geçecek olan ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi üzerinden 10.800,00 TL getiri kaybı olmak üzere toplam 15.945,00 TL maddi zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, mezkur davadan sonra davacının, aleyhine yapılan takibi kabul ederek ödeme taahhüdü verdiğini, bu sebeple davanın konusunun da kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı banka arasında ...Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi aracılığıyla 25.000,00 TL miktarlı 16.11.2006 tarihli bir kredi sözleşmesi yapıldığı, 17.11.2006 tarihinde arkasında davacının imzasının bulunduğu tediye fişi ile bu kredi miktarından yapılan 1.500,00 TL’lik kesinti dışında meblağın davacının davalı bankada açılan hesabına aktarıldığı, ancak aynı gün davacıya ait bu kredi hesabından davacının talimatı olmadan 7.034,70 TL ve 2.000,00 TL’nin yine 20.11.2006 tarihinde 13.542,00 TL’nin dava dışı kişiler adına EFT yolu ile havale edildiğinin anlaşıldığı,
davacının bu eylemden kaynaklanan zararının tazmininin davalı sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 26.11.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle taraflar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5240, K. 2013/14219, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama