KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6198 E., 2013/21333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/531-2012/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.000,00 TL tutarındaki birikimini değerlendirmek amacıyla 01.02.2010 tarihinde davalı bankaya yatırdığını, aynı gün internet şubesi aracılığıyla Nuh Çimento hisse senedi aldığını, tekrar vadesiz hesabına giriş yaptığında sadece 5.123,47 TL para göründüğünü, bunu banka personeline sorduğunda adına açılmış bir hesabın bulunmadığının bildirildiğini, kamera kayıtları ve hesap dökümlerini inceleme talebine yanıt alamadığını, bilahare banka yetkililerinden birinin hesap hareketlerini gösterir bir e-postayı müvekkiline gönderdiğini, bankanın bu e-postayı da inkar ettiğini ileri sürerek 30.000,00 TL'nin 01.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının evlenmeden önce Sofuoğlu kızlık soy ismi ile açtığı hesap dışında bir hesabının bulunmadığını, iddia ettiği hesapla ilgili dekont, başvuru belgesi, hesap cüzdanı ibraz edemediğini, e-postanın müvekkilince gönderilmediğini, hisse senedi alımına ilişkin belgede gösterilen tarihlerin cumartesi ve pazar günlerine denk gelip İMKB'de hafta sonu işlem yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iddia ettiği hesabın varlığına dair hiç bir somut belge bulunmadığı, soruşturma dosyasına bankanın verdiği cevabi yazıda ilgili tarihte kamera kaydının yer almadığının bildirildiği, personel tarafından verildiği iddia edilen e-postanın ise e-posta niteliği taşımadığı, bilirkişi raporunda da bu hususun ayrıntılı olarak tartışıldığı, iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı bankadaki paranın usulsüz çekildiği iddiasıyla açılan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının, davalı Banka nezdinde hesabının varlığına ilişkin bir belgenin bulunmadığı, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının şikayeti üzerine konuyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/22094 hazırlık sayılı dosyası ile başlatılan ceza soruşturmasının halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yürütülmekte olan ceza soruşturmasının neticelenmesinin beklenip hukuki sonuçlarının BK'nın 53. maddesi çerçevesinde dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6198, K. 2013/21333, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama