KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6499 E., 2013/20734 K.·(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2012 tarih ve 2010/493-2012/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 07.04.2009 tarihinde gelir sigortası akdedildiğini, müvekkilinin 01.11.2009 tarihinde işten çıkarıldığını, bunun üzerine sigortadan yararlanmak için yapmış olduğu başvurulara rağmen sigorta bedelinin kendisine ödenmediğini, Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurduğunu ve talebinin kabul edildiğini ileri sürerek, 1.920 TL'nin yasal faizi ile davlıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sigorta sözleşmesinde aracılık görevini üstlenen sigorta acentası olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının mevsimsel çalıştığını, sözleşme gereğince tazminata hak kazanamadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1.920 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı Yasa'nın ikinci maddesinde ise bu Kanun'un, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 6762 sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bu itibarla, mahkemece tüketici mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6499, K. 2013/20734, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama