KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/759 E., 2013/18350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2012 tarih ve 2010/140-2012/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 1985 yılından bu yana... unvanını kullandığını ve bu markanın gerçek sahibi olduğunu, Kapadokya bölgesinde otelcilik hizmeti verdiğini,... markasının davalı tarafından kötü niyetle tescil edildiğini... markasının Kapadokya bölgesinde bilinen bir marka ve işletme olduğunu, her ne kadar bu marka tescilli değil ise de, bu markayı ilk defa seçip kullanan kişinin müvekkili olduğunu, ileri sürerek, 2003 32143 sayılı THE... markasının 43. sınıftaki ''yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri'' yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, müvekkilinin markasına tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar-karşı davacılar vekili, "davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıya ait işletmenin bir esnaf işletmesi olduğunu, tanınmış marka olmadığını, markanın müvekkili tarafından tanıtıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Karşı davada ise, müvekkiline ait 2003 32143 tescil numaralı THE... markasının 2003 yılından beri 41, 43 ve 44. sınıflarda tescilli olduğunu, davacı-karşı davalının... markasını otelcilik hizmetinde kullanması nedeniyle müvekkilinin marka tescilden kaynaklanan haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek müvekkilinin markasına tecavüzün durdurulmasını, giderilmesini, men' ini, her bir şirket bakımından 10.000 TL'den toplam 20.000 TL manevi tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin Kapadokya bölgesinde otelcilik hizmeti veren... ... adlı işletmeyi işlettiğini,... markasının gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli ...nolu... markasının hükümsüzlüğünü ve 43. sınıftaki ''yiyecek içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri'' bakımından sicilden terkinini, müvekkilinin markasına haksız ve hukuka aykırı tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini,... ibaresini taşıyan tabela, reklam, kartvizit, internet ve diğer tanıtım vasıtalarının kaldırılmasını veya kapatılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 1980'li yıllardan itibaren Kapadokya ilçesinde...
HOTEL ibaresini kullanarak bu alanda tescilsiz kullanıma bağlı bir sınai hak elde ettiği ve otelcilik ve konaklama hizmetleri bakımından... markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, asıl ve birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen her iki marka ile ilgili 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davalıların tescil başvurusundan sonra gerçekleşen kullanımlarının tescil kapsamında kaldığı, tescile dayalı kullanım nedeniyle marka hakkına tecavüzün söz konusu olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine; ... markası üzerinde gerçek hak sahibinin davacı taraf olması nedeniyle, davacı-karşı davalının...
HOTEL ya da... ... gibi ibareleri otelcilik ve geçici konaklama hizmetlerinde ve yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinde kullanma hakkının bulunduğu, davalı-karşı davacının, markanın gerçek hak sahibine karşı tecavüz iddiasıyla talepte bulunamayacağı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/759, K. 2013/18350, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama