KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/5771 E., 2017/4605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada verilen 28/11/2013 gün ve 2005/420-2013/571 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/01/2016 gün ve 2015/9437-2016/162 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile arasında nakliyat abonman sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu kapsamda sigortalanan bu malların davalı ...'in sürücüsü olduğu araca yüklendiğini, ancak emtianın teslim edilmesi gereken yerlere gitmediğini, bu davalı tarafından diğer davalılara satılarak elden çıkarıldığını, nitekim davalılar hakkında kamu davası açıldığını, sigortalıya müvekkili tarafından 28/12/2004 tarihinde 33.227 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin davalılardan tahsili gerektiğini ileri sürerek ödenen miktarın davalılardan 28/12/2004 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ... ve ... vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile 33.227 TL’nin faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalı ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
./..
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/5771, K. 2017/4605, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama