KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2016/6097 E., 2016/6924 K.·Mahkemesi : ... .. Asliye ... Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2016
- Tarihi
- 08/02/2016
- Numarası
- 2014/2157-2016/51
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye ... Mahkemesi’nce verilen 08.02.2016 tarih ve 2014/2157-2016/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılında ... ... ve ... Bankasının ...'daki Şubesinde 5.500,00 TL vadeli hesap açtığını, müvekkiline 5932 müşteri numaralı hesap cüzdanı verildiğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile parasını off-shore bankasına göndermiş olduğunu, esasen parasının off-shore bankasına yatırıldığını da bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, daha sonra ... ... ve ...
Bankası’nın Bakanlar Kurulu kararı ile fona devredildiğini, müvekkiline parasını çekemeyeceği ve devletin de garantisi olmadığının söylendiğini, 22.12.1999 tarihinde bankanın ... ...'ye devredildiğini, kendisine parasının off-shore hesabına yatırıldığının söylendiğini belirterek davanın kabulü ile 5.500,00 TL'nin 22.12.1999 tarihine kadar %85 faizi, sonraki tarihler için değişen oranlarda kısa vadeli ...lere uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, feri müdahil vekili ve ihbar olunan vekili davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan off-shore bankacılık sözleşmesi uyarınca davacının banka sahip ve yöneticilerinin usulsüz işlemleri nedeniyle bankaya el konulmasından dolayı uğradığı zararın tazminine ilişkin olup, davacının tüketici olduğu, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklandığı, 6502 sayılı Yasa'nın 3/l bendine göre bir tarafın tüketici olduğu bankacılık hizmetlerinin de tüketici işlemi sayıldığı, dolayısıyla bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın 6502 sayılı yasanın 3/k-l ve 73 maddeleri kapsamında tüketici mahkemesinin görevine girdiğinden HMK m. 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/6097, K. 2016/6924, 22 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama