İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/2126 K.2018/7705

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/12/2015 tarih ve 2015/807-2015/872 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2017/2126Karar2018/7705Tarih6 Aralık 2018Okuma4 dk · 849 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2017/2126 E., 2018/7705 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Aralık 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

849 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/12/2015 tarih ve 2015/807-2015/872 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalıya teslim edilen pencere ve kapı sistemleri karşılığında davalının toplam 100.000 TL değerindeki çekleri müvekkiline keşide ederek verdiğini, ancak söz konusu çeklerin zamanında ödenmediğini, başlatılan icra takibi hakkında ise davalının talebi ile icranın geri bırakılması kararı verildiğini, davalının müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, çeklerin bankaya ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş, alacağın da ödendiğini savunmuştur.

Mahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafça 40.000,00 TL ödeme yapıldığına dair dosyaya sunulan dekontların üzerinde 10. ve 11.aylara ait İş Bankası çeklerine karşılık" açıklamasının yer aldığı,

davacı tarafın ise bu ödemelerin davaya konu çeklere ilişkin olmadığını beyan ettiği, davacı vekilinin 16/09/2013 tarihli duruşmada "davalı ile müvekkili davacı şirketi arasında uzun süren ticari ilişkisinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden bir çok çek verilip alındığını" beyan ettiği, ardından 30.11.2010 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli çeke ait sureti dosyaya ibraz ettiği, dava konusu çekler arasında 30.11.2010 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin olmadığı, yine dava konusu çekler arasında 10. ve 11. aylara ait toplamda 35.000,00 TL bedelli çeklerin de olduğu,

bozma ilamında belirtilen ispat külfetinin yer değiştirerek davalı tarafın yaptığını iddia ettiği 40.000,00 TL ödemeyi vadesi gelen 10. ve 11. aylara ait çeklerden hangisine ilişkin yaptığını ispat etmek zorunda olduğu, ancak dosya kapsamında bu hususa ilişkin bir delile rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentte açıklanan temyiz itirazları dışındaki sair itirazları yerinde değildir.

2- Dava, 6762 sayılı ...’nın 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen önceki karar, Dairemizin 7.5.2015 tarihli kararında gösterilen nedenlerle davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmakla taraflar yararına oluşan usuli müktesep haklar gözetilerek, uyuşmazlığın, bozma ilamında açıklandığı biçimde yapılacak araştırma ve değerlendirmeye göre çözümlenmesi gerekir. Bir başka deyişle, uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan 40.000 TL tutarındaki ödemenin, dava ve takip konusu olup 2010 yılının 10. ve 11. aylarında keşide edilen çeklere mahsup edilmesi gerekip gerekmeyeceğinin belirlenmesi ile çözüme kavuşturulmalıdır.

Bozmadan sonra yapılan yargılama aşamasında, davacı yanca, takip ve dava konusu yapılmayan 30.5.2010 keşide tarihli toplam 20 bin TL tutarındaki iki adet çekin ve 30.11.2010 keşide tarihli 20 bin TL tutarındaki bir adet çekin fotokopisi ibraz olunarak davalı tarafından yapılan ödemenin bu çeklere mahsup edildiği ileri sürülmüştür.

Davalı tarafından keşide edilen çeklerin keşide ve ibraz tarihleri ile davalı yanca yapılan ödemenin tarihi gözetildiğinde uygulanması gereken 818 sayılı BK’nın 84/1. maddesi, “Birden fazla borçları bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir.

Borçlu beyanatta bulunmadığı surette vukubulan tediye kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda irae ettiği borca mahsup edilmiş olur.” hükmünü haizdir. Davalı yan, yaptığı ödemenin davacı lehine keşide edilen 10. ve 11. aylara ilişkin İş Bankası çeklerine mahsuben yaptığını beyan etmiştir. Söz konusu ödeme beyanı, açıklanan kanun hükmüne uygun ve geçerlidir.

Keza, davacı tarafından bozmadan sonra ibraz edilen çeklerin hiçbirinde, yapılan ödemenin bu çeklerden birine yahut birkaçına mahsup edildiğini gösteren bir işaret bulunmadığı gibi davacı yanca bu çeklerin davalıya iade edilmediği de dosya kapsamı ve davacı ikrarıyla sabittir.

Bu durumda, bozmadan sonra ibraz edilen 30.11.2010 keşide tarihli 20.000 TL tutarındaki çek de dahil olmak üzere taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalı üzerinde doğan borçlar nedeniyle, davalı tarafından keşide edilen ve keşide tarihleri 10. ve 11. aylara tesadüf eden ve muhatabı İş Bankası olan çeklerin toplam tutarının 55.000 TL olduğu anlaşılmış olmakla, davalının yaptığı 40.000 TL’lik ödemenin, salt keşide tarihleri bu aylara tesadüf eden çekler bakımından yapılmış kısmi bir ödeme niteliğinde bulunduğunun ve yapılacak mahsup işleminin de, ancak,

818 sayılı BK’nın 86. maddesi hükmüne göre ve fakat bozma dışında bırakılan hususlar bakımından davacı yararına oluşan müktesep hak gözetilerek, takip ve dava konusu yapıldığına bakılmaksızın, bu aylara tesadüf eden çekler arasında muaccel oldukları tarih esas alınarak yapılması gerektiğinin kabulü zorunludur.

Şu halde, işbu davaya konu edilen 25.10.2010, 30.10.2010 ve 25.11.2010 keşide tarihli toplam 35.000 TL tutarındaki dört adet çekin bedelinin davalı tarafından ödendiği, ödemeden arta kalan 5.000 TL’nin ise, dava konusu çeklerden daha sonra muaccel olan, dava ve takip konusu olmayan 30.11.2010 tarihli 20.000 TL’lik çek bedeline mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmakta olup mahkemece de bu çerçevede karar verilmek gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, davalı yanın bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/2126, K. 2018/7705, 6 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2126
Karar No
2018/7705
Tarih
6 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/2127 K.2018/7763
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/2129 K.2018/11436
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/2129 K.2018/7604
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/2130 K.2018/5980
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/2130 K.2018/7571
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/2131 K.2018/7669

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.