KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/2340 E., 2019/920 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2019
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18/06/2015 gün ve 2015/149 - 2015/303 sayılı kararı onayan Daire'nin .../03/2017 gün ve 2015/13620 - 2017/1460 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin müvekkili aleyhine 103.724,82 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra takibine itiraz süresini kaçırdığı için haciz baskısı nedeniyle icra dosyasına talep edilen miktarı depo ettiğini, davalı şirketin müvekkilinin lehtarı olduğu bonolarda asıl borçlu dava dışı üçüncü şahısların borçlarına müteselsil kefil olduğunu ve borçlular tarafından ödenmeyen toplam 67.622,80 TL’nin davalının cari hesabından tahsil edildiğini, müvekkili şirketin davalıya 36.102,02 TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin davalı şirkete 67.622,80 TL borcu olmadığının tespitine ve fazladan yatırılan 67.622,80 TL ve tüm fer'ilerinin istirdadına ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/2340, K. 2019/920, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama