KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/1142 E., 2019/5617 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2019
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27/01/2016 gün ve 2014/505 - 2016/25 sayılı kararı onayan Daire'nin 18/12/2017 gün ve 2016/5679 - 2017/7345 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı-karşı davada davalı vekili, müvekkilinin oto yedek parça ve aksesuar sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin tescilli tasarımları olduğunu, davalı firmanın müvekkiline ait 2011/07264-4 sayılı tasarımın taklidini üreterek satışa sunduğunu, davalının haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, 554 sayılı KHK.nın 48 vd. maddeleri uyarınca davalının eylemlerinin müvekkiline ait tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve önlenmesini, üretilen ürünler ile araç gereçlerin imhasını, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davada davacı vekili, asıl davanın reddini istemiş; karşı davada ise, davacı-karşı davada davalı şirket adına TPMK nezdinde tescilli bulunan 2011/07264-4 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olma kriterlerini haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/1142, K. 2019/5617, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama