KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/8138 E., 2022/8970 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2022
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.03.2021 tarih ve 2021/52 E. - 2021/245 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 11.02.2008 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, imzalanan sözleşme gereği fesih halinde davacı zararının davalı tarafça tazmin edileceğinin düzenlendiğini, davacı zararına mahsuben davalıya 05.11.2004 tarihinde 118.761,97 TL bayilik ücreti ödendiğini ileri sürerek, davalıya ödenen bayilik ücretinin davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraflar arasında 19.08.2003 tarihinde akaryakıt dağıtım sözleşmesi yapıldığını, 11.02.2008 tarihinde imzalanmış olan sözleşmenin davalının soy isim değişikliği nedeniyle yapıldığını, davalıya bayilik ücreti olarak faturalandırılmış bir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yönünden, mahkemenin 02.11.2015 tarih, 2010/214 Esas 2015/885 Karar sayılı kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen hüküm kesinleştiğinden davalı ... yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacının, taraflar arasında imzalanan 11.02.2008 tarihli sözleşme gereğince davalıya yaptığı hizmet bedeli ödemesinin davacının haklı feshi nedeniyle iadesini talep ettiği, davalının ise kendisine bu sözleşme gereği herhangi bir hizmet bedeli ödenmediğini savunduğu,
davacının dayandığı 11.02.2008 tarihli sözleşmenin 3.2.3 bayilik hizmet bedeli yükümlülüğü başlıklı maddesinde davacının davalıya iki taksit halinde ABD doları cinsinden ve davalının banka hesabına yatırılmak suretiyle bayilik hizmet bedeli ödeneceğinin düzenlendiği ancak bayilik hizmet bedelinin miktarının sözleşmede belirtilmediği, yapılan tahkikat sırasında davacının davalıya bu sözleşmede öngörülen bayilik hizmet bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığı, taraflar arasında bu sözleşmeden önce de bayilik ilişkisi olduğu,
süresi bitmiş sözleşmeler döneminde davacının davalıya hizmet bedeli karşılığında akaryakıt verdiği ve davacının kestiği akaryakıt satış faturalarıyla davalının davacıya kestiği hizmet bedeli faturalarının karşılıklı olarak davacının ticari defterine işlenip mahsuplaştırıldığı, o dönem yürürlükte bulunan sözleşmelerde davacı tarafından davalıya bayilik hizmet bedeli verileceği ve sözleşmenin feshi halinde bunun iade edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi, o döneme ilişkin sözleşmelerin feshedilmeksizin uygulanarak süresini tamamladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8138, K. 2022/8970, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama