İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1295 K.2023/3772

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/1295Karar2023/3772Tarih14 Haziran 2023Okuma7 dk · 1.423 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/1295 E., 2023/3772 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Haziran 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1544 E., 2021/1869 K.
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/468 E., 2018/1101 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.423 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ...... ile davalı vekili Avukat..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin 235.000,00 TL bedelli bonoyu ödeme ve keşide günü olmaksızın teminat maksadıyla davalıya verildiğini, yeni dönemde sözleşmenin uzatılmadığını, davalının teminat mektubunu paraya çevirmesinden sonra davacının 112.254,00 TL kalan borcunu da ödeyeceğini, davalının cezai şart alacağı bulunduğundan bahisle teminat senedini iade etmediğini, anılan senedin bono vasfı taşımadığını, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek 235.000,00 TL senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini, bononun iptalini,

kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, 27.05.2016 havale tarihli dilekçesi ile icra tehdidi altında ödeme yapıldığını belirterek davaya istirdat davası olarak devam edilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 22.08.2011 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesinden sonra 25.03.2016 tarihli yeni bayilik sözleşmesi ve protokol imzalandığını, müvekkilinin lisans yenileme işlemleri esnasında başka dağıtıcı ile görüşen davacının eski bayilik sözleşmesini sona erdirdiğine dair 31.03.2016 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini, fesih ihbarının ulaştığı tarihte davacının 197.267,48 TL cari hesap borcunun bulunduğunu, bu borca kredi kartı komisyon bedeli, vade farkı, otomasyon bakım ve iletişim bedeli, malzeme söküm nakliye bedeli, raf yıpranma bedeli ekleneceğinin davacıya bildirildiğini,

bayinin de buna karşılık dava konusu 235.000,00 TL bedelli 21.04.2016 vade tarihli senedi verdiğini, eklemelerin yapılmasıyla müvekkili alacağının 214.061,43 TL’ye ulaştığını, borç ödenmeyince müvekkilinin bu tutar üzerinden takibe geçtiğini, davacının ödemesi ile takip dosyasının kapatıldığını, senet üzerinde teminat ibaresinin yazılmadığını, bu yöndeki iddianın yazılı delille ispatının gerektiğini, süresinden önce fesih sebebiyle müvekkilinin 120.000,00 TL cezai şart faturası kestiğini, davalının iade ettiğini, takip konusu senedin cezai şart ile ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı cevap dilekçesinde cari hesap borcuna karşılık davacının 235.000,00 TL tutarında 21.04.2016 vadeli senedi verdiğini, alacak kalemlerinin cari borca ekleneceğinin, sonrasında bu borcun ödenmesi halinde senedin vadesinde işleme konulmadan iade edileceğinin davacıya bildirildiğini,

borç ödenmediğinden senedin veriliş amacına uygun olarak cari hesap borcu olan 214.061,43 TL tutarındaki borç kalemi üzerinden takibe geçildiğini beyan etmekle senedin cari hesap borcu nedeniyle verildiğine ilişkin vasıflı ikrarı bulunduğu, vasıflı ikrarın bölünemeyeceği, ispat yükü yer değiştirmemekte ise senedin cari hesaptan kaynaklanan bir borca ilişkin olduğu kabul edildiğinden taraflar arasındaki cari hesap borcunun tespiti yönünde aldırılan son bilirkişi raporunda davacının cari hesaptan kaynaklı 112.254,00 TL borcunun bulunduğu, senede bağlı takibe konu miktarın 214.061,43 TL olduğu,

bundan davacı borcunun çıkartılması sonucu bulunan 101.807,43 TL yönünden fazla tahsilat yapıldığının bildirildiği, raporun yeterli bulunduğundan hükme esas alındığı, davacının dava konusu senetten dolayı 112.254,00 TL cari hesap borcu dikkate alındığında, senet bedeline göre bakiye 122.746,00 TL yönünden davalıya borcunun bulunmadığı, bunun 214.061,43 TL'si yönünden takip yapılıp toplam 267.555,00 TL’nin icra tehdidi altında ödendiği,

davacının 101.847,43 TL asıl alacak tutarında haksız ödeme yaptığı, bu miktarın ferileriyle birlikte yapılan ödeme olan 267.555,00 TL'ye oranlandığında re’sen yapılan hesaplama sonucu başlatılan icra takibi miktarı gereğince yapılan oranlama üzerinden 127.248,92 TL yönünden yapılan ödemenin istirdadının gerektiği, senet miktarına göre takibe konu olan asıl alacak miktarı toplam senet miktarından düşüldüğünde bakiye kalan 20.938,57 TL yönünden davacının bu senetle ilgili sınırlı borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 235.000,00 TL bedelli senedin, 20.938,57 TL'lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine,

bakiye kısım yönünden icra tehdidi altında yapılan 127.248,92 TL'lik ödemenin ödeme tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı taleplerinin kabulünün gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik harcın tamamlanmadığını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, açık ve anlaşılır gerekçe gösterilmediğini, bayilik sözleşmesi ilişkisinin incelenmediğini, anlaşmazlığın esasen teminat mektuplarının tazmininden kaynaklandığını, teminat mektuplarının cezai şart alacağına mahsuben paraya çevrildiğini, buna rağmen teminat mektubu bedellerinin cari hesaptan düşülüp hatalı sonuca ulaşıldığını, üçüncü kişi tarafından ödeme yapıldığından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.04.2016 olan vade tarihi itibariyle davalının defterlerine göre davalının 214.061,43 TL, 06.05.2016 dava tarihi itibariyle ise 99.061,43 TL alacaklı olduğu, aradaki 115.000,00 TL farkın tazmin edilen teminat mektuplarından kaynaklandığı, davalı tarafından ilk olarak 27.04.2016 tarihinde düzenlenen 120.000,00 TL cezai şart faturasının iade edildiği, davalının tuttuğu cari hesapta cezai şart faturası nedeniyle alacakta bir artış bulunmadığı,

davacının ticari defterlerinde ise 21.04.2016 olan senet vade tarihi itibariyle davalının 220.943,87 TL, 06.05.2016 dava tarihi itibariyle ise 105.943,87 TL alacaklı olduğu, aradaki 115.000 TL farkın tazmin edilen teminat mektuplarından kaynaklandığı, davalının cezai şarttan kaynaklandığını iddia ettiği 120.000,00 TL alacağını taraflar arasındaki cari hesaba dahil etmesi veya davacının tazmin edilen 115.000,00 TL teminat mektubu bedelini iddia ettiği cezai şart alacağından mahsup etmesinin mümkün olmadığı,

senedin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin teminatı için alındığının, cezai şart alacağını kapsamadığının davalı tarafından da kabul edildiği, takip konusu senetten dolayı davacının davalıya olan sorumluluğunun cari hesap alacağı ile sınırlı tutularak sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının davalıya 112.254,00 TL borcu olduğunu belirtmesi nedeniyle taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak uyuşmazlık konusu senetten 122.746,00 TL borçlu olmadığı kabul edilerek sonuca gidilmesi ve istirdada karar verilmesinin doğru olduğu,

davacı borçlu tarafından işbu davanın açılmasından sonra icra dosyası hesabına 267.555,00 TL ödendiği, davacının davalıya olan 112.254,00 TL borcu ile yapılan ödeme oranlanmak suretiyle istirdadı gereken tutara, davacının aleyhine olacak biçimde 127.248,92 TL olarak hükmedilmiş ise de davacının istirdadına karar verilen miktar yönünden açık istinaf itirazı bulunmadığı, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

15.08.2017 tarihli raporda senedin vade tarihi olan 21.04.2016’da davacı kayıtlarına davacının müvekkiline 220.943,87 TL, müvekkilinin kayıtlarına göre ise 214.061,43 TL borcu olduğunun ortaya konulduğunu, fesih ihtarnamesinin tebliği tarihinde ise davacının cari hesapta 197.267,48 TL borcu bulunduğunu, diğer bir kısım kalemlerdeki 825,00 TL ve 15.968,95 TL eklendiğinde bu tutarın 214.061,43 TL’ye ulaştığını, bu miktar üzerinden davacı aleyhine takip başlatıldığını, davacının sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi sebebiyle sözleşme hükümleri doğrultusunda cezai şartın doğduğunu,

cezai şartı da temin eden teminat mektuplarının cari hesaba değil bu cezai şart alacaklarına mahsuben paraya çevrildiğini, anlaşmazlığın esas itibariyle bu tazmin işleminden kaynaklandığını, bu hususların incelenmediğini, bilirkişilerin mektup bedellerini ödemek için senet verdiği cari hesap borcundan düşerek hatalı hesap yaptığını, teminat mektuplarının haksız paraya çevrildiği iddiasının bulunması halinde bunun ayrı bir dava konusu edilebileceğini, 4 kez gönderilen cezai şart faturasının her defasında iade edildiğini, harcın tamamlanmadan yargılamanın sürdürüldüğünü, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını,

kararın açıklama içermediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1295, K. 2023/3772, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1295
Karar No
2023/3772
Tarih
14 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1296 K.2023/3799
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1305 K.2023/3095
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/1310 K.2023/3531
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1313 K.2023/2116
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1317 K.2023/7709
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1317 K.2023/3146

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.